Dil ve EdebiyatTürk Dili

Garip Bir Savunma

D

evrimcilik” ve “İlericilik” iddiası ile kendilerini tasfiyecilik saplantısına kaptırmış olan özleştirmecilere, dilin sistem yapısına ve ana dil zevkine ters düşen “Belgi” (belirti), “İndirgemek” (irca etmek), “Gizem” (sır), “Yüküm” (mecburiyet), “Zorunluluk” gibi kelimeleri sıraladığınız zaman yaptıktaları savunma şöyledir: “Dilin çevirimine girmiş ve kullanılmış olan sözcüklerin tartışması yapılamaz!”

Yaşayan Türkçeyi yıpratan ve soysuzlaştıran bu yanlış kuruluşlu kelimelerin dilden atılmasına değil, tartışılmasına bile katlanamayan bu zihniyetin temsilcilerine kendi mantıkları ile şu soruyu sormak gerekmiştir: Madem ki, dilin hayatına girip yerleşmiş olan kelimelerin tartışması yapılamıyor. Bunlar yanlış bile olsalar, dilden kaldırılıp atılamıyor. O halde, neden “Bütün eser, ifade, hayat, hatırlamak, sohbet” gibi harcıâlem ve yanlış olmayan kelimeler kaldırılıp atılarak, yerlerine “Tüm , “Yapıt”, “Deyi”, “Yaşam”, “Ansımak”, ve “Söyleşi” gibi karşılıklar konmuştur? Bunlar dilde yüzyıllardır kullanıla kullanıla dilin “ Çevrimine” girmiş ve benimsenmiş olan kelimeler değiller miydi?
-Verdikleri karşılık susmaktan ibarettir?
Görülüyor ki, kendilerini savunmak üzere ileri sürdükleri görüşlerde bile, icraatlarının gerekçesini temelinden sarsan bir çelişkiye düşmektedir.

Prof. Dr. Zeynep Korkmaz

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 9