EdebiyatLisan nâmustur!

Türkçe Öğretimi Niçin Zayıftır?

* Peyami Safa

  1. Alfede, bugün kullanılan Türkçe’nin yarıdan fazlasını teşkil eden Arapça ve Farsça kelimelerin köklerini, teşkil tarzlarını ve fonetiğini belirten birçok harfler eksiktir. “A” ve eski “ayın”“h” ve eski“he” ve “hı”,“k” ve eski “kef”“s” ve eski “sin” ve “sat”, “t” ve eski “tı” harfleri arasındaki farklar yeni alfabeden kalkmıştır. Bu yüzden ayrı ayrı mânalar taşıyan ve eski harflerle ayrı ayrı şekillerde yazılan kelimeler bugün aynı şekilde yazılmaktadır. Öğrenci kelime köklerini fark edemez, kelime ailelerini birbirinden ayıramaz, mânalarını birbirine karıştırır ve kelimeleri emniyetle kullanamaz. Seslerini de yanlış öğrenir ve yanlış telâffuz eder.
  2. Dilimizin yarıdan fazlasını kaplayan Arapça ve Farsça kelimelere Türkçe karşılık bulunamadığı ve uydurulan da yaşamadığı için yüzde yüz öz Türkçe’nin hayâl olduğu anlaşıldı (meselâ şu “hayâl” kelimesine “imge” diyen bir dil Don Kişot’u hâlâ varsa arkasında kendi gölgesinden başka hiç kimseyi bulamaz). Bu Arapça ve Farsça kelimelerin teşkil tarzları hakkında öğrencilere hiçbir bilgi verilmediği için, onlar hangi kelimelerin Türkçe, Arapça veya Farsça olduğunu bilmedikleri gibi mânalarını da bütün olarak kavrayamazlar. İmlalarını şaşırırlar, telâffuzlarını da beceremezler.
  3. Okullarda bugün “dil bilgisi” diye öğretilen şey, yalnız Türkçe’nin kaidelerine münhasırdır. Bu bile hatalarla doludur. Çünkü öz Türkçe’nin bir ana grameri yoktur ve “Türk Dil Kurumu”nun bu yoldaki kahramanca gayretleri hiçbir müsbet netice vermemiştir.
  4. Genç Türkçe öğretmenleri Arap harflerini bilmedikleri için, bugün kullanılan dildeki yabancı kelimelerin kökleri, iştikakları, teşkil tarzları ve kaideleri hakkında hiçbir bilgileri yoktur. Bilmedikleri şeyi nasıl öğretirler?
  5. Okul ve okul kitabı diliyle, aile, gazete, dergi ve hayat dili birbirine benzemediği için, çocuk ikisin arasında sıkışır, sallanır ve yazılı bir dil şuurundan mahrum kalır.

Yapılacak şeyler yukarıki maddelerden kolayca istidlâl edilebilir.

Fakat nerede o gerçek inkılâbcı kültür kahramanı? Nerede bugünün gençliğine ve yarının bütün Türkler’ine dilini kazandıracak yüksek otorite?

O imdada yetişinceye kadar kaç nesil kurban vereceğimizi bilmiyorum. İnşallah verdiklerimizle kalırız.

 

* * *

İktibas: Bu metin, kıymetli Türkistan Birliği okuyucuları için şâyân-ı tavsiye telakki edildiğinden Türk Alemiyiz websayfasından iktibas edilerek nazar-ı dikkatinize takdim edilmiştir. Muhtevası ve paylaştığı fikirler tamamen yazarına aittir.

İlgili Gönderiler