Dil ve EdebiyatTürk Dili

Uydurma Kelimeler (2)

Şart mânâsına kullanılan bu kelime de birkaç bakımdan yanlıştır. Bir kere Türkçe’de fiilden isim yapan bir “-ul” veya “-l” eki yoktur. Kumul, çökül gibi bir iki mahallî kelimede böyle bir ek görülmekle berâber işlek değildir ve fiil köklerine değil isim köklerine getirilmektedir.

Koşul eki bakımından yâni gramer cihetinden yanlış olduğu gibi, mânâ itibâriyle de hatâlıdır. Koşmak fiilinin ifâde ettiği mânâ şart’a uymamaktadır. Koşmak kelimesi dilimizde daha çok “hayvanı çekeceği vâsıtaya bağlamak” mânâsına kullanılır: Atı arabaya koşmak gibi. Kelimenin ayrıca “bir şeyi berâber iş görmesi için birinin yanına katmak” ve mecâze sürmek, “ileri sürmek” mânâları da bulunmaktadır. Böylece “birini işe koşmak” ve “şart koşmak” gibi kullanışlar ve deyimler ortaya çıkmıştır.

Şart koşmak deyiminde mânâ şart kelimesi üzerindedir, koşmak yardımcı durumdadır; esâsen deyim bir birleşik fiil mâhiyetindedir. Bir birleşik kelimede aslî kelimeyi atıp yardımcı durumda olan kelimeden yeni bir kelime teşkîl edilemez. Teşkil edilen kelime, hangi kelimeden türetilmişse ancak onun mânâsını ifâde eder; terkip içerisinde bulunan diğer kelimenin mânâsını taşıyamaz.

Koşul kelimesi, eki yanlış olmakla berâber, sâdece koşmak fiili ile münâsebeti olan bir mânâ taşıyabilir. Hiçbir zaman şart kelimesi ile aynı mânaya gelemez.

İşte koşul kelimesi böylece şekil (gramer) bakımından uydurma, mânâ cihetinden yanlıştır.


Birey, Uzay

Dilimizde işlek, hattâ az işlek bir “-ây, -ey” eki yoktur. Sâdece halk ağızlarında ve Eski Anadolu Türkçesi devresinde bulunan birkaç kelimede (kuzey, güney, iley gibi) kalıplaşmış olarak görülmektedir.

Bütün dillerde yeni kelimeler işlek (canlı) eklerle yapılırlar. İşlek olmayan eklerle, hele ölü ve kalıplaşmış eklerle yeni kelimeler türetilemez. Halbuki, son zamanlarda ne olduğu bilinmeyen bu “-ay, -ey” ekiyle pek çok kelime teşkîl edilmiştir. Bunlardan birey “ferd”, uzay “fezâ”, deney “tecrübe”, düzey “seviye”, yüzey “satıh” kelimeleri en çok kullanılanlarıdır.

Menşei ve mâhiyeti bilinmeyen bu ek; birey, düzey, yüzeyde bir, düz ve yüz gibi isim köklerine, uzay ve deney’de uzamak ve denemek gibi fiil köklerine getirilmiştir. Üstelik fiil köklerine getirilen ek “-ay, -ey” değil “-y” dir (uza-y, dene-y).

Bir kere bir ek hem isim, hem fiil köklerine getirilemez. Sonra ek “-ay, -ey” midir, yoksa sâdece “-y” midir, o da belli değildir. Ayrıca birey ve uzay “ferd” ve “fezâ” kelimelerini mânâ ve mefhum bakımından da karşılayamamaktadır.

Bu sebeplerle birey, uzay, deney, düzey, yüzey ve bunlara benzeyen kelimeler yanlış, daha doğrusu ekin ne olduğu bilinmediği için uydurmadır. Bir ara matematik terimi olarak böley, çarpay kelimeleri kullanılırdı. Bunlar daha sonra bölme, çarpma şekline sokularak düzeltilmiştir.

Prof. Dr. F. Kadri Timurtaş

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 10