Dil ve EdebiyatTürk Dili

Türk Dünyası “Özleştirmecilik” e Nasıl Bakıyor?

T

ürk dilini özleştirme faaliyetinin dış Türkler açısından da titiz bir dikkatle düşünülmesi gerekir. Türk Dil Kurumu işin bu yönünü bile bile kulak ardı etmiştir. Dış Türkler denilince sırf milliyetçiliği yıkmak için ve bile bile kötü bir kavram gibi tanıtılmak istenilen “turancılık” ı kasdetmiyorum. Şunu bilmek gerekir ki “Millet” ile “Devlet” birbirlerinden ayrı iki mefhumdur.

Devlet siyası bir müessesedir, millet ise kültür varlığı olarak siyasi sınır tanımaz. İşte bu noktadan hareket ederek çeşitli devletlerin hükmü altında yaşayan Türklerin kendi aralarında kültür alışverişi yapmalarına ve birbirleriyle anlaşmalarına bilir bilmez ve dolaylı dolaysız engel olmanın en azından insan haklarına ters düştüğünü belirtmek istiyoruz. Sadece bir örnek vermek gerekirse bizdeki “Özleştirmeden” Azerbaycanlıların son derece rahatsız olduklarım açıklamak yetişir. Baku’da bulunduğum günlerde bir edebiyatçı bana:

“-Türkçeyi niçin tahrip ediyorsunuz, tek irtibatımız olarak dil kalmıştır, bunu çok mu gördünüz? Türk dili yanlız sizin değil, bunda bizim de hakkımız vardır-“ demişti. Ben kendisinden tenkitlerini ve fikirlerini basına aksettirmesini rica edince de şöyle karşılık vermişti:

“-Buna dilimiz varmaz, çünkü Türk kardeşlerimizi incitiriz.” Bir gün de Partinin ileri gelenlerinden kültürlü bir Türk aynı şekilde konuşmuş ve sinirli sinirli şunları eklemişti:

“-Eğer bir şair kentte  (Azerbaycan’da köy demektir) şiir okur da kimse dinlemezse bu şair bizden değildir ve ölür gider. Nitekim kentlinin  (köylünün) anlamayacağı dilde yazan ve okuyanlar çıktı, ama ömürleri kısa sürdü. Musiki ve tiyatroda öyledir. Eğer bir kentte oynanırda kimse bundan hoşlanmazsa o bizim olamaz ve gelişemez.”

Kuzey Kafkasya’da bulunduğum sırada bir balkar kızı “Sovyetlerde Rus dilinin dışında 16 dil olduğunu söylüyorlar. Fakat bunların hepsi Türkçedir,” demişti.

Geçen yıl Kırgizistan Pamir’ inde bulunmuştum. Özbek, Kırgız ve Türk uruğundan her kimle karşılaştı isem “Türkiye’den geldiğimi” söyleyince bizim hakkımızdaki düşünce ve hislerini “Til (dil) bir, tin (din) bir, kan bir” şeklinde ifade ettiler.

Eğer ilerici Türkiye (!) dilinde “İbret” diye bir kelime kaldıysa bu kadarı yeter.

 

Prof. Dr. A. Mecit Doğru

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 9