KültürümüzMakaleler

Türk Âleminin Çileli Üstadı:Osman Yüksel Serdengeçti

resim

Ç

ok değil bundan sadece on beş – yirmi yıl kadar önce vefat etmiş olan millî kültürümüzün temel direklerinden üç kıymetli yazar; Osman Yüksel Serdengeçti, Seyyid Ahmet Arvasî ve Ahmet Yılmaz Boyunağa’yı bu gün üniversitelerimizde okuyan gençlerimize sorsanız, ne isimlerinden ve ne de eserlerinden haberdar olmadıklarını hayretle görürsünüz. Bu da gençliğimizin millî ve manevî değerlerinden ne kadar koparıldığının açık bir göstergesidir. 

Bunlardan; cesur, gözü pek, Türklük ve Türk âleminin dertleriyle dertli, çilekeş büyük dava adamı, şair, yazar, milletvekili, merhum Osman Yüksel Serdengeçti, daha gençlik yıllarında yazdığı şiirlerde esir Türkistan’ın  hazin hâlini çok güzel dile getirmiştir.

Komünizm zamanında oralara serbestçe gidilip gelinemezdi. Türk dünyasından hiçbir haber ve havâdis alınamazdı. Bugün ise Anadolu insanı, Erzurum ve Van’a gider gibi Bakü, Buhara, Almatı ve Bişkek’e gidebiliyor ve oralardan da her gün uçaklar dolusu soydaşımız Türkiye’ye gelebiliyor.

Bu günleri göremeyen merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin rûhunun şad olmasını diliyor,  Türkistan’la ilgili yazdığı “Ağıt” şiirini aşağıya alıyoruz.

                                                               AĞIT

                   Yıllardır, yıllardır hayaller kurdum, 
                   Seni anam gibi aradım durdum, 
                   Ey benim sevgilim, ey Ana yurdum, 

                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım? 
                   Akşam olur sabah olur ağlarım. 

                   Gövden bir yerde başın bir yerde, 
                   Aramıza inmiş bir demir perde, 
                   Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde? 

                   Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
                   Akşam olur sabah olur ağlarım 

                   Turan ellerinden haber gelmiyor, 
                   Yarabbi derdimi kimse bilmiyor, 
                   Dört asırdır Türk’ün yüzü gülmüyor, 

                   Akşam olur sabah olur ağlarım. 
                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım? 

                   Koskoca bir alem göçmüş yıkılmış, 
                   Türbelerin, camilerin yakılmış, 
                   Meydanlara kara putlar dikilmiş, 

                   Buhara der, Semerkant der ağlarım 
                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım 

                   Kimlere söylesem bilmem derdimi, 
                   Acaba dünya böyle zulüm gördü mü,
                   Bozkurt gitmiş ayı basmış yurdumu, 

                   Bozkurt’um der öz yurdum der ağlarım 
                   Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 

                   Sen ey Hazar, engin Hazar, Türk Hazar, 
                   Söyle bana boylarında kimler gezer? .. 
                   Kafir moskof yine mezar mı kazar? 

                   Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım, 
                   Nerede benim Ural-Altay dağlarım? .. 

                   Moskof bayrağını çekmiş gemiler, 
                   Yol alırken dalgaların iniler, 
                   Her gelen haberde derdim yeniler 

                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım 
                   Akşam olur sabah olur ağlarım. 

                   Vatanlar, vatanlar, esir vatanlar, 
                   Ey yüreği vatan için atanlar, 
                   Toplanın elleri silah tutanlar, 

                   Kıyam etsin ölülerim, sağlarım, 
                   Nerede benim yaslı tanrı dağlarım.

                   Esen yellere bak sevda yelidir, 
                   Açan güllere bak bayrak alıdır,
                   Senden ayrı düşen gönül delidir,

Nerede benim Ural-Altay dağlarım 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 

Duman olur dağlarına ağsam mı? 
Yağmur olup dağlarına yağsam mı? 
Yıldız olup göklerine doğsam mı?

Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım 

Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar 
Çalmıyor kırılmış kopuzlar, sazlar 
Karalar bağlamış gelinler, kızlar 

Akşam olur sabah olur ağlarım 
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım? 

Allah Allah diyen ezanlar nerede? 
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede? 
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Artık Dede Korkut öğüt vermiyor 
Gültekin’den bildirgeler gelmiyor 
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor 

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Sürüler dağılmış, yaylamaz olmuş 
Irmaklar kurumuş, çağlamaz olmuş
Ozanlar, Şamanlar söylemez olmuş

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Mağripten maşriki soranlar hani? 
Çin’i, Viyana’yı soranlar hani? 
Üç kıtada dimdik duranlar hani? 

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 

Geçmiş günler birer hayâl oldular, 
Bedr-i tam idiler, Hilal oldular, 
Dün cevapken bugün sual oldular, 

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Kınaman dostlarım gözümde yaş var, 
Şu kara bağrımda bir kara taş var, 
Tam elli iki milyon esir gardaş var, 

Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım

Mehmet Can

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 19