MakalelerMedeniyetimiz

Padişah Rüyası

S

ultan Ahmed Han ölüm hastasıydı. Kendisine şöyle
seslendiler: “Sen, dünya ve
âhiretin sultanlığını kendinde toplamışsın. Yarın Resulullaha kavuşacaksın!

Sultan Birinci Ahmed Han, İslam halifelerinin yetmiş dokuzuncusu ve Osmanlı
padişahlarının on dördüncüsüdür. Üçüncü Mehmed Han’ın oğlu; İkinci Osman,
Dördüncü Murâd ve Sultan İbrâhim’in babasıdır…

Ahmed Han, çok genç yaşta tahta çıktı ve devlet işlerini hemen kavrayarak,
takipte çok titizlik gösterdi. Gayet kuvvetli, çok iyi bir cengâverdi… Nemçe
ile yani Avusturya ile İran’la ve Celali eşkıyası ile savaş edip galip geldi…

Dindarlığı ve insanlara merhameti ile tanınan Sultan Ahmed Han, büyük âlim ve
velî Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini çok severdi. Memleket işlerinde her zaman
o mübarek zatla istişare ederdi…

Sultan Ahmed Han bir gece rüyasında, Macaristan Kralı ile güreşirken sırtüstü
yere düştüğünü gördü… Rüyasını makul bir yorumlayan çıkmadı. Bunun üzerine
Padişaha bu rüyasını Üsküdar’da oturan, Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine
yorumlatması teklif edildi. Sultan da yazıp, Aziz Mahmud Hüdayi’ye gönderdi…

Şeyh hazretleri, Padişahın adamını dergâhının kapısında karşıladı. Elindeki
mektubu aldı daha okumadan “Cevabı
burada yazıyor
” dedi ve kendi mektubunu verip gönderdi… Hüdayi
hazretleri, Padişahın rüyasını şöyle yorumlamıştı:

İnsanın rüyasında rakip karşısında
sırtüstü yere düşmesi, gerçek hayatta ona galip geleceğine işarettir. Sırt, insanın
en kuvvetli yeridir. Toprak da en kuvvetli dayanaktır. Bu ikisi birleşince
kuvvet üstüne kuvvet doğar. Hülasa bu rüya Müslümanların kâfirlere galebe
edeceğine alamettir…

Sultan Ahmed Han, bu müjdeli yorumu yapan Şeyh Efendiye karşı içinden bir sevgi
ve yakınlık duydu, işte bu sevgi ve yakınlık büyük bir dostluğun başlangıcı
oldu. Rüya da tabir edildiği gibi çıktı…

Sultan l. Ahmed Han 1617 senesinde rahatsızlandı. Sırtında bir yara çıkmıştı.
Mâbeynci Mustafa, Sultan’ın vefâtından bir gün önce onun dört defa; “Ve aleyküm selâm” dediğini işitti.
Sebebini sorduğunda, Ahmed Han; “Şu anda
yanıma hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk, hazret-i Ömer, hazret-i Osman ve hazret-i
Ali geldiler. Bana; (Sen, dünya ve âhiretin sultanlığını kendinde toplamışsın.
Yarın Resûlullah sallallahü aleyhi vesellem efendimizin yanında olacaksın)
buyurdular
” cevâbını verdi. Hakîkaten ertesi gün yirmi sekiz yaşında vefât
etti. Kendi yaptırdığı Sultanahmet Câmii yanındaki türbesine defnedildi. Ruhu
şad olsun…

Ahmet Demirbaş

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 17