Balkanlar - RumeliMakaleler

Osmanlı Coğrafyasında Kurulan En Son devletlerden Karadağ’ın Dünü Bugünü

O

smanlı İmparatorluğu’nun yıkılışından sonra, Balkanlar’da kurulan Yugoslavya Devleti 1990’lı yıllarda komünizmin çöküşüyle dağılmaya başladı. 1992 yılında Karadağ-Sırbistan birliği kuruldu. 21.01.2006 yılında yapılan referandumla Karadağ bağımsızlığını kazanarak Birleşmiş Milletlerinin 192. Üyesi oldu.

Karadağ’ın nüfusu Osmanlı’nın fethinden önce Hristiyandı.  Fetihlerden sonra on dokuzuncu yüzyıla  kadar İslamiyet sür’atle yayıldı. Hristiyan Hanedan ailesi İvan Crnoyeviç’in oğulları İslamiyeti en erken kabul edenlerin arasındaydılar.  İvan Crnoyeviç’in en küçük oğlu Stanişa İslamı kabul edip, İskender bey adını aldı. 

İslamiyeti kabul eden meşhur kişiler ve nesiller Osmanlı hükümetinin çok önemli mevkilerinde bulundular. Onlardan bazıları: Bosna başbuğu olan İskender Bey, Hersek Sancak Beyi olan Vraneşalı Ahmed Bey Vareşeviç, Mehmed Bey Obrenoviç, Hasan Bey Mihailbegoviç,  Ali Bey Pavloviç, Ahmed Paşa Hersegoviç vs.

1840 yılında Karadağ’da yedi Rüştüye vardı. Lise seviyesinde olan bu medreselerde hem dini, hem de ilmî dersler okutulmaktaydı. 

Facia Yılları

Osmanlı devletinin bölgeden çekilmesinden sonra Müslümanlara karşı çok sert hareketler oldu. Cami, mescid, medrese, misafirhane, hamam gibi tarihi ve kültürel eserler tahrip edildi. Karadağ Müslümanları soykırım ve manevi kültürlerinin de yok edilmesiyle karşı karşıya kaldılar. Kendi hayatlarını kurtarmak için atalarından kalan evlerini terk edip Bosna, Sancak ve Arnavutluk’da daha güvenli bölgelere yerleşmeye başladılar. 1878-1910 yıllarında Karadağ’dan 25 bin Müslüman, yani Karadağ’da yaşayan bütün Müslümanların % 80’i göç etti. 

Balkan savaşının olduğu 1912-1913 yıllarında Karadağ’ın kuzeyindeki Müslümanlar tekrar soykırıma uğradı, sürgüne zorlandı ve tarihi eserler yok edildi.

1914 yılında birinci cihan savaşı çıktı ve yine pek çok Müslüman öldürüldü. Osmanlı döneminde Karadağ’ın muhtelif köy ve şehirlerinde 162 cami inşaa edilmişti. Bu camilerin 88 i savaş, isyan, yangın ve depremden dolayı yıkıldı. 

İstatistiklere göre 1912’den 1920 yılına kadar Karadağ’daki Müslüman nüfus %80 azaldı. Bu dönemde yaklaşık 90 bine yakın Müslüman Türkiye’ye göç etti. 

1924 yılında Kovren vadisinde Müslümanlara Sırp ordusu tarafında akıl almaz bir soykırım yapıldı, çok cami yıkıldı. 

1991-1992 yıllarında eski Yugoslavya’nın dağılmasıyla, özellikle Bosna-Hersek, Kosova’da  meydana gelen savaş Karadağlı Müslümanların güvenliğini tehdit ediyordu. Bu sebeple binlerce Müslüman geçmişteki faciaları düşünerek bu defa da batılı ülkelere göç ettiler. Göçemeyip bölgede kalan Müslümanlar pek çok zulüm ve işgenceye maruz kaldılar. 1993 yılında birçok cami Sırplar tarafından yakıldı, yıkıldı. 

Günümüzde Karadağ

2006 yılında yapılan referandumla Sırbistan’dan ayrılarak bağımsızlığına kavuşan Karadağ’da son yıllarda meydana gelen sükunet ortamında kültürel yönden çok güzel gelişmeler görülmeye başladı. 

Bugün, Arnavutluk, Bosna-Ersek, Hırvatistan ve Adriyatik yoluyla İtalya ile komşudur. Yüzölçümü 13.813 km, nüfusu 672.656(1) Nüfusun %24’ü Müslümandır. Başşehri Potgorisya’dır. 

Uygun coğrafyası, deniz, karayolu, demiryolu ve hava yolu imkanları ile Karadağ, Akdeniz ile Avrupa arasında bir köprü gibidir.  

Son 15-20 yılda kırk cami yapıldı veya onarıldı. Bir kısmının da inşaatı devam etmektedir. İkinci dünya savaşı sırasında 1943 yılında bombardımandan büyük zarar gören Osman Agiça camii TİKA tarafından restore edilerek ibadete açıldı. 

Balkanların En Büyük Külliyesi

Adriyatik denizi kıyısındaki Bar şehri 1571 yılında II. Sultan Selim zamanında, Pertev Paşa tarafından feth edildi. O tarihte Bar kalesi içinde Osmanlı Padişahının ismini taşıyan ilk cami olan Selimiye inşaa edildi. 

Osmanlı devletinin Bar’daki hükümranlığı 1878 senesine kadar devam etti. Bu müddet zarfında Osmanlılar bölgede maddi ve manevi manada kıymetli pek çok eser bıraktılar. 
Günümüzde Bar şehrinin nüfusu 45 bin olup, 15 bin kadarını Müslümanlar teşkil etmektedirler. Bar kalesi içerisindeki tarihi Selimiye camii zamanla harabeye dönmüş, sadece temelleri kalmıştı. On dokuzuncu yüzyılda  Fatima Omerbaşiç tarafından vakf edilen arazi üzerine 28 Temmuz 2002 yılında Selimiye camii ve külliyesinin temeli atıldı. 

İnşaatın tamamlanmasında TİKA’nın büyük rolü oldu. Uzun süre imkansızlık sebebiyle yavaş devam eden inşaat TİKA’nın finansmanı ile kısa zamanda tamamlanarak 30 Mayıs 2014 tarihinde hizmete girdi. 

Kültür merkezi, cami ve ek binaları ile tam olarak bir külliyedir. Camide iki bin kişi namaz kılabilmektedir. Kütüphane, Konferans salonu, misafirhane, restoran, okuma ve tercüme odaları, gasılhane, çocuk bahçesi gibi sosyal bölümleri de bulunmaktadır. 
İslam Kültür Merkezi, muhtelif yönleriyle sadece Bar’ın değil, bütün bölgenin  her türlü dini hizmetine cevap verebilecek çok büyük bir külliyedir. Eşsiz mimarisi, inşaat kalitesi, modern ekipman ve malzemeleri bakımından örnek bir yapıdır.

 (1) 2003 yılı sayımı.

Kaynak: Islamska Zajednıca U Crnoj Gorı- Bajro Agovıc

Mehmet Can

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 17