Balkanlar - RumeliMakaleler

Lâri Câmisi: “Artık Onu da Arayan ve Soran Var”

T

arihi Edirne şehrimizde  Osmanlı mîmari eserlerinden biri olan Lari Câmisi, 1515’te ibadete açıldı. İklim ve tabiat şartlarının tesiriyle zaman içinde harabeye dönen Câmi’nin 1950’li yıllarda son cemaat kubbeleri, 1953 depreminde ise minaresi şerefeden yıkıldı. 

Bu yıllarda Edirne’yi ziyaret eden vatanperver şairimiz Arif Nihat Asya, zarif Lâri Câmisi’nin hazin halini görerek, duygularını şairane bir üslupla şöyle dile  getirdi:

Lârî Câmisi

Delik deşik bir hâtıra 
Eski güzel yapıdan; 
Ayıramaz gelip geçenler, 
Pencereyi kapıdan! 

Merak edip sorarsanız,
Adı, “Lârî Câmisi”…
Görünür kubbesinin aralıklarından 
Gökyüzünün mavisi.

Belli: ağlamış yazılar,
Sağnakta… 
Ki çoğu, hâla,
Ağlamakta!

Şu sütun, vaktiyle, 
Mermer gövdesi, tunç kispetiyle 
Çıkarken “Kırkpınar”a,
Şimdi devrilmiş kenara! 

Dolu vurmuş kubbe,
Çiçekbozuğu duvar… 
Yıkılan taşlar, 
Dizini ovar!

Fırtına, alemden yakalamış,
Zelzele temelden, 
Yetişin dostlar; gidiyor 
Lârî Câmisi elden!
 
Selimiye’nin Muradiye’nin
Kitapta yeri var…
Onu kim arar,
Kim sorar!

Son senelerde Türkiye’nin her yerinde, pekçok tarihi eser restore edildiği gibi, Edirne’deki Lari Câmisi de restore edildi, yenilendi. Harap olmaktan, yıkılmaktan kurtarıldı, ibadete açıldı.  

Harabeye dönen Lâri Câmisi hakkında:

Fırtına, alemden yakalamış,
Zelzele temelden, 
Yetişin dostlar; gidiyor 
Lârî Câmisi elden!

 

Diyerek üzüntülerini ifade eden Arif Nihat Asya’nın ömrü, Câmi’nin yenilendiğini görmeye yetmedi.

Bir zamanlar sahipsiz; “arayanı, soranı olmayan”  Lâri Câmisi’nin hazin manzarası karşısında mahzun olan Arif Nihat Asya’nın ruhu, inşallah şimdi şâd olmuştur.   

Hasan Gümüş

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 17