MakalelerTürkistan

Kırgız Dili ve Edebiyatı

K

ırgızca, Türk dilinin kuzeybatı gurubuna girer ve Altay bölgesindeki Türk kabileleri ile Kazakça’ya çok yakındır. Ünlü-ünsüz uyumu ve benzeşmeleri bakımından çok gelişmiştir. İki ses veya hecenin birleşmesinden meydana gelen uzun ünlüler de vardır. Bunun yanında kuzey ve güney grupları olmak üzere ikiye ayrılan Kırgız Türkçesinde güney ağzında kuzeydekinden bir fazla yani dokuz ünlü bulunmaktadır.

Kırgızistan Cumhuriyetinin kurulması ile daha önce yazı dilinde kullanılan Kazan ve Özbek Türkçelerinin yerini Kırgızca almıştır.

Son zamanlara kadar sözlü bir şekilde devam eden Kırgız edebiyatında destanların ayrı bir yeri vardır. Bu destanlar arasında şüphesiz en büyüğü olan Manas’ın ayrı bir yeri bulunur. Destanlar Kırgızların, düşmanlarına karşı mücadelelerini kahramanlıklarını anlatır.

Destan (camak)’ların yanında, türküler (ir), çoban türküleri (şırıldan), atasözleri (makal), bilmece (tabışmak) gibi türler de yaşamaktadır. Gök-Türkçe yazılı Yenisey Yazıtlarının çoğu Kırgızlara aittir.

1911’de Kılıç Manurkan tarafından kaleme alınan Zelzele adlı eser Kırgız edebiyatının ilk kitabıdır. 1913’te Esenkalı Arabay’ın alfabe ve Osman Sadık’ın Kırgız tarihi kitapları ile 1914’te Manap Sabdan’ın tarihle ilgili kitapları yayınlanmıştır.

Sovyet dönemindeki edebiyatın kurucusu ise Toktogul Satılgan (1864-1933) kabul edilir. Kırgız edebiyatının en büyük şahsı ise eserleri Rusça dışında, Almanca ve İngilizce dışında Avrupa dillerine çevrilen ve Türkiye Türkçe’sine aktarılan Cengiz Aytmatov’dur.

Maldıbay adlı bir Kırgız altmışa yakın eser yazmıştır. 1926’da açılan ilk tiyatro 1930’de devlet tiyatrosu haline getirilmiştir.

Diğer bozkır Türk kavimlerinde olduğu gibi Kırgız sanatı gündelik eşyanın süslemelerinde de görülür. Mevcut bir çok türbe arasında en meşhuru Manas’a ait olandır ve Talas vadisinde bulunmaktadır.

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 18