Kafkasya - KırımMakaleler

Karabağ Türk Yurdudur

K

resim

arabağ, Araplar döneminde “Arran” adı ile anılan, Müslüman Türkler’in hakîmiyeti altına girdikten sonra Karabağ adını alan; Azerbaycan’da Kür ve Aras ırmakları ile Gökçegöl arasındaki dağlık bölge ile bu bölgeye bağlı ovalardan ibaret 18.000 km2 yüzölçümünde yüksek bir yaylanın adıdır. 
Uzun asırlar çeşitli Türk devletlerinin hâkimiyetinde Türk toprağı olarak kalan Karabağ, Rus işgalinden sonra çeşitli idari bölünmelere tabi tutulmuştur. 
14 Mayıs 1805’te Karabağ Hanı İbrahim Han’la, Kafkas birliklerinin Başkomutanı Sisianov arasında imzalanan andlaşma ile Karabağ Hanlığı Rusya’ya tabi olmuştur. 1822’de Karabağ Hanlığı lağvedilip, yerine aynı adı taşıyan eyalet kurulmuştur. 
1840 tarihinde ise eyalet Şuşa kazasına çevrilip, Kaspi (Hazar) vilayetine dahil edilmiştir. Daha sonraları sırasıyla 1868’de Yelizavetpol (Gence) valiliği ihdas edilmiş, Şuşa kazası da bu valiliğin idaresine katılmış ve bu birleşmeden yeni Zengezûr kazası ortaya çıkmıştır. 
1883’te Şuşa kazasının bölünmesiyle yeni Cevanşir ve Cebrail kazaları teşkil olunmuş; Karabağ’ın bu idarî bölünüşü, 1921’e kadar devam etmiştir. Karabağ Hanlığı, Rus hâkimiyetine girince, Kafkas orduları Başkomutanı Sisianov, Karabağ’da durumunu sağlamlaştırmak için Zakafkasya’nın diğer eyaletlerinden buraya sistemli bir şekilde Ermenileri yerleştirmiştir. 
Böylece Rus Ermenistanı’nın kurulması sağlanırken, tarihî Karabağ’ın büyük bir kısmını teşkil eden Zengezûr kazası da 1921’de buraya dahil edilmiş, 1923’de Karabağ’ın dağlık bölgesinde Cevanşir, Şuşa ve Cebrail kazalarında Ermeniler’e muhtariyet verilmiş, böylelikle de Dağlık Karabağ Muhtar vilayeti meydana getirilmiştir. 
Ermeniler’in sistemli bir şekilde iskân edilmeleri, Karabağ’da Ermeni nüfusunun zaman içerisinde artmasına yol açmıştır. Bu arada, Stalin’in emri ile yüz binden fazla Azerbaycan Türkü başka yerlere iskâna zorlanmıştır. 
1904 yılında %6 olan Ermeni nüfusu, XX’nci yüzyılın ortalarında % 60-70’lere çıkarılmıştır. Özellikle 
1900’lerin sonu Kafkasyası’nda, Ermeniler’in Azerbaycan topraklarında saldırılarını yoğunlaştırdıkları yerler, Karabağ ve Nahçıvan bölgeleridir. 
Zirâ, Karabağ ve Nahçıvan, Doğu Transkafkasya ile Türkiye arasında stratejik bir koridor meydana getirmektedir. İşte bu sebeple, her iki bölgeye Çarlık Rusyası ve daha sonraki dönemlerde sistemli olarak Ermeni göç ve iskânı teşvik edilmiştir. Günümüzde de bu topraklara yapılan saldırı ve katliamlar, göçe zorlamalar aynı politikanın tekrarı ve tezahürleridir.
Bütün bunların sonucu olarak, Ermeniler’in başlattıkları katliam ve soykırım üzerine Dağlık Karabağ’da ve Azerbaycan Türkleri arasında gerginlik had safhaya varınca, Moskova, Dağlık Karabağ yönetimini Azerbaycan’dan almış ve 12 Ocak 1989’da Yüksek Sovyet Üyesi Arkady Volsky başkanlığındaki merkeze bağlı bir geçici komiteye vermiştir. Buna rağmen, Ermeniler’in dıştan destekli hareketleri durmamış ve kanlı eylemlerine devam etmişlerdir. 
Tarihi Türk toprakları olan Karabağ ve Nahçıvan üzerindeki Ermeni iddiaları ise, bilinmelidir ki, hiçbir haklı gerekçeye dayanmamaktadır. 
Azerbaycan Türkleri, Karabağ üzerinde Ermeniler’in oynadıkları dış destekli oyun ve kanlı eylemlere rağmen, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan Türk Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olduğuna yürekten inanmakta, bugün bir hürriyet ve istiklâl mücadelesi vermektedirler.

Prof. Dr. İsmet Binark

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 19