Dil ve EdebiyatTürk Dili

Giderek Değil, Gittikçe

Ü

lkemizi saran sosyal ve siyasi anarşi, maalesef, dilimizi de tesir sahası içine almış bulunuyor. Kimse, bir kelime veya tabiri kullanırken, doğru olup olmadığını düşünmüyor. Bazı insanlar, nasıl kendilerine yakışıp yakışmadığına bakmadan, şuursuzca modaya uyarlarsa, şimdi, biz de, dil konusunda adetâ milletçe o duruma düştük…

Rastgele birisi ortaya bir kelime atmaya görsün. Herkes toplu halde ona yapışıyor… Devlet adamları, ilim adamları, sanatkârlar, yazarlar…

Böyle durumlarda daima yanlış doğruya tercih ediliyor. “Kötü paranın İyi parayı piyasadan sürmesi” gibi, yanlış kelimede doğru kelimeyi dilden kovuyor.

İşte “Giderek” sözü de bunlardan biridir. Devamlı olarak yanlış kullanılan bu kelime, artık güzelim “Gittikçe” ve “Gitgide” sözlerini unutturdu. Her gün, şuna benzer cümleleri duyuyor ve okuyoruz:

Başbakan; “Türkiye’nin döviz ihtiyacı giderek artıyor” diyor.
Meclis  Başkanı; “Halkın Meclis çalışmalarına giderek daha fazla ilgi gösterdiğini “bildiriyor.
Muhalefet; “Anarşinin giderek  tırmandığını  iddia ediyor.”
Genelkurmay Başkanı; “Savunma harcamalarını giderek arttırma zorunda olduğumuzu” ileri sürüyor.
Rektörler; “Açıkta kalan öğrencilerin giderek daha da artacağından endişe duyduklarını” ifade buyuruyorlar.
Gazeteler; “Kâğıt sıkıntısının giderek dayanılmaz bir hal aldığını” yazıyorlar.
Sanatkârlar; “Halkın tiyatroya karşı ilgisinin giderek azaldığından” yakınıyorlar.

Fakat bizim kapıcı Ali Efendi ise; “Benim oğlan gitgide haylazlaştı beğim” diye şikâyette bulunuyor.

Efendim, şu yukarıdaki ifadelerin tabii kapıcı Ali Efendininki hariç hepsi yanlıştır. O cümlelerin doğru olabilmesi için bütün “giderek” lerin yerine “gittikçe” veya “gitgide” kelimesinin konulması gerekir.

Çünkü:
1-Kalıplaşmış bir tabir olan giderek, kelimesi, “Neticede, sonunda, Nihayet” mânâlarına gelir. Yâni tedrici ve sürekli bir gelişme seyrini değil, bir hareketin bittiği son noktayı ifade eder.
2-Kullanılış şekli gramer kaidelerine aykırı olduğu için, yaygın değildir. Yazı dilinde ve edebiyatta nadiren rastlanır. O da umumiyetle vezin yahut kafiye zarureti yüzündendir.
Gittikçe ve gitgide kelimeleri tedrici ve tempolu gelişme seyrini ifade eder. Nitekim, bazı istisnalar dışında aynı kullanılışa tesadüf edilmez. 

Bu sebeple, Cahit Sıtkı’nın:

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; 
gittikçe artıyor yalnızlığımız…
Ve Yahya Kemal’in:

Gittikçe derinleşir saatler. 
Rikkatle, yavaş yavaş ve yer yer 
Sessizlik daima ilerler…

Mısraları ile Fuzûlî’nin:

Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın 
Geldikçe derdine beter et müptelâ beni

Beytindeki doğru ve düzgün ifade esas alınmalıdır. Ama hayır! ille galat olan, az kullanılan ve istisna teşkil eden örnekler tercih ediliyor. Acemi bir kalemin yazdığı yahut cahil spikerin söylediği şey, herkesçe hemen benimseniyor. Yoksa, kökü de, eki de Türkçe, yapısı doğru ve mânâsı da apaçık olan “gittikçe” ile “gitgide” ‘yi dilden uzaklaştırmanın bir başka türlü izahı var mıdır? 

Koskoca insanların kırk yıldır yerli yerinde kullandıkları sağlam bir kelimeyi, hiç bir haklı sebep yokken, terk edişini anlamak mümkün müdür?

Beyefendiler, madem ki “Öz Türkçecisiniz (!) , hiç olmazsa şu halis “Türkçe” sözlere dokunmayınız! Bari dilin mânâ ve ifade şeklini bozmayınız!

Prof. Dr. Nuri Koçyiğit

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 9