Balkanlar - RumeliMakaleler

Fırsatı Kaçıran Turanî Bir Kol: Bulgarlar

T
 uranî ırka mensup olan Bulgarlar, Orta Asya’dan gelerek Tuna boylarına yerleşip bir devlet kurmuş olmakla beraber, aynı yollardan geçip Selçuklu ve Osmanlılar gibi devletlerini bir gayenin temeli üstüne oturtmamış olmaları yüzünden asırlarca bocalamada kalmış ve topluluklarının dümenini tutanların bir beşeri-ilahi şevkten mahrumiyeti, onları kâh Bizanslılar’ın kâh Sırplar’ın tecavüz ve tazyiki altında ezdikçe ezmiştir.
Bir Orta Asya boyu olan Bulgarlar, zamanla hem Ortadoksluğu kabul etmek, hem de Slavlaşmak suretiyle, sonradan taktıkları bu yabancı maskenin altında hüviyet değiştirerek,dostluğunu kazanması,hatta birleşmesi selamet ve bekası icabı olan Türk’e düşman olmak gibi ters bir politikanın anaforu içine girivermiştir.
Selçuklu ve Osmanlılar’ın geçtikleri yoldan gelerek kurdukları devleti “İla-yı Kelimetullah” adına genişletmeyi bir ilahi borç bilen Osmanlı ile birleşmeye yanaşmadığına göre, Osmanlı hakanının da 1370 yılından itibaren Bulgaristan’ı fethetmek istemesi tabii idi.
Bir Turanî ırk olarak Orta Asya’dan akan selin bir kolu olan Bulgarlar Tuna havzasına yerleşirken, “teslis”e değil de “tevhid”e meyletmiş olsalardı belki de bu gün bir Balkan hailesi olmayacak ve Rumeli Türklüğü’nü temsil eden bu Oğuz boyu, Türk birliği içinde yer almış olarak Rus patronajı altına girmeyecekti. Fakat mukadderatları bu kavme acı bir tarihi kader çizerek onları adeta zorla Slavlaştırmış ve taktıkları maske ile de çehrelerini çirkinleştirmiştir.
Osmanlılar parçalanan Selçuklu devleti bakiyesi bulunan beylikleri müşterek bir kader teknesinde yoğurup birlik ve beraberlik şuuru cihan tarihine haşmetli bir imparatorluk hediye ederken, Tuna boylarından gelerek sonunda “haç”a mağlup olan Bulgarlar bu birlik ve beraberlikten mahrum kalakalmışlardır.
Ama bu da yetmiyormuş gibi Slav kavimlerin patronluğunu siyasi çıkarları adına kullanan Rus menfaatlerinin pençesinde bu gaddar efendinin esiri olmak bedbahtlığına uğramışlardır.
Hala da müşterek yoldan ve müşterek soydan gelen Türk’ü düşman belleyen Bulgar, Türk hâkimiyetine hasret çeken çileli bir esaret içinde olmaktan kurtulmak için ne yapması lazım geldiğine karar verecek bir hamleye de sahip olmamanın kahrına katlanmış bulunmaktadır.

Samiha Ayverdi

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 28