Dil ve EdebiyatŞiirlerimiz

Malazgirt’te Bir Meşale Yanar

Tarih denilen o altın şeridi
Aralayıp bir gece,
Taa binyetmişbirlere indim sessizce…
Ulu bir hakan gördüm, gecenin bu yarısında,
Dağ gibi, Malazgirt Ovası’nda..

O ulu Hakan! O, ünlü Selçuklu Sultânı
Dar görüyordu kendine cihanı…
Ve, Türk’e ikinci Anayurt Anadolu’dur diyordu,
Köhne Bizans’a karşı bir arsian gibi kükrüyordu…

Yine bir Ağustos sabahı
Bir başka esiyordu rüzgâr Malazgirt’te
Yine bir Ağustos sabahı
Duadaydı elleri Gözler zaferde!

Beyaz harmanisini giyip Alparslan,
Hücum emri bekleyen elli bin süvariyi, 
Beyleri, kumandanları selâmladı…

Karşıda ikiyüzbini aşkın Romen Diyojen’in ordusu.
Beride, kükreyen atlarıyla şahlanmış leventler…
Vurmak için düşmana, emir bekler…
Ve sonra başta Ulu Hakan, dualar edildi Allah’a Zafer için dualar…

Derken. Başkumandan hücum emrini verdi,
Bir fırtına gibi düşman saflarına girildi.
Artık oklar atılıyor, kılıçlar sallanıyor,
Kıyasıya bir doğuş… Bizans eziliyor.
Sanki mahşeri andırıyor ova, sarsılıyor her yer,
Allah! Allah! nidalarıyla çınlıyor gökler.

Malazgirt Ovası toz – duman!
Kan kan Yaman, Diyojen’in hâli çok yaman.
Türk’e, düşman mı dayanır kardaş Yine zaferle bitti savaş…
Binyetmişbirden bu yana Bir meş’aie yanar Malazgirt’te,
Alparslan’ın elinde, Alparslanların elinde…

 

Ahmet Yüzendağ

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 9