Dil ve EdebiyatŞiirlerimiz

Karabağ Hasreti

Şimdi uzaklarda kalan bir şehir vardır
Câmileri yıkılmış, minareleri yarım
Bu şehrin çilesini ben çekerim yıllardır
Hasretini ben duyarım.

Şimdi uzaklarda kalan bir şehir vardır
Ki sızlatır yüreğimi yıllardan beri
Vatan olmasına vatan Anadolucasına
Ama vatan haritamda yok yeri.

Güzelim türküleri, türkülerimiz gibidir
Ve kalpaklı, bindallı oyunlarını balam
Bilenlerimiz bilir.
Bir gün bir selâm gitse Anadolumdan

O şehirden sımsıcak bin selâm gelir.
Balam! Balam! diyerek okşardı beni anam
Anamın dizlerinde ben Hazer’i yaşadım.
Hazer’in diliyle benim dilim bir.

Hazer şimdi yere inmiş bulutlar mahşeridir
Ve Karabağ, Kara gözlü bir Türkmen gibi
Hazer’in karşısına bağdaş kurup oturmuş
Dedem Hacı Murat’ın destan şehridir.

Öz yurduma yıllar yılı hasret duyarak
Mecnun gibi, ferhat gibi bir gönül verdim
Bir gelen olsaydı Karabağ’ımdan
Gider ayaklarına gözlerimi sürerdim.

Bir gün biterse herşey Karabağ’ı görmeden
İstemem bandolar, büyük çelenkler
Allah’ım ruhuma biraz huzur ver!
Üstüme okunmuş, birkaç avuç mübarek
Karabağ toprağından serpilse yeter.

Yavuz Bülent Bâkiler

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 9