Dil ve EdebiyatŞiirlerimiz

Ah Rumeli

 

Ah Rumeli

Altın ovalarda gümüş dağlarda
Gezen sürülerden nişân kalmamış,
Zümrüd mahsûllü şirin bağlarda
Öten bülbüllerde figân kalmamış.
Kalmamış köylerde hayattan eser,
Gelin odaları hep mezar olmuş,
Bu harab ellerde akan dereler
Mazlûm kurbanların kanıyla dolmuş.
Sırma saçlı kızlar ma’sûm yavrular
Hain çizmelerle ezilmiş bitmiş,
Yuvası dağılmış garib kumrular
Kartal pençesinde mahv olub gitmiş.
Büyürler bir zaman şimdi, gelişinde
Gider görmemişdi ovası, dağı
Bir taraf gül-şen her gönül şendi
Geçdi üzerinden düşman ayağı.
Çalındı taşlara namuslu başlar,
Gebe kadınların karnı deşildi,
Yakıldı mescidler, kırıldı taşlar
Ölülerin bile kabri deşildi.
Minbere, mihraba haçlar çakıldı,
Atıldı yerlere hakk’ın kelâmı,
Ezan yerlerine çanlar takıldı,
Salîb orduları ezdi islamı.
Sönen ocakların, viran yuvaların
Bütün gönüllerde ateşi yanar.
İnsan sûretinde vahşi kurtların
Açtığı yaralar onulmaz kanar.
Unutma, gördüğün hakareti bil,
Kinini kalbinde sakla uyutma,
Ağlama, gözünün yaşlarını sil,
Bekle zamanı, fakat unutma.
Unutma, intikam günlerin gelir,
Durdukça dünyada Osmanlı adı,
Evlâdın intikâm yolunu bilir,
Yaşasın kalbinde bugünün yâdı.
Unutma kinini, fikrin dönmesin,
Milleti yaşatan kindir, emeldir
Üfle ateşini, kinin sönmesin
Devlet binasına kin bir temeldir.
Unutma Bulgarı, Sırpı, Yunanı
Kinini kalbine ateşle yazdır
Unutma: sel gibi çağlayan kanı
Ölürsen bunları taşına yazdır.

 

Rumelili Nedim

 

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 10