Dil ve EdebiyatŞiirlerimiz

Muhteşem Geçmiş

 

Muhteşem Geçmiş
Kayı boyundan başlar, tarih muhteşemliğe,
Beylikle getirilir, Türklüğü bileciğe…
Osman’ın doğumuyla, başlar bayram havası,
Sevindirir obayı, Osman beyin doğması…
Zaman geçer Osman Bey, serpilir birer birer,
Evlilik çağına dek, bu böyle sürer gider…
İlk fethini yapmış, almış Malhunhatını,
Gene Malhun’dan kurmuş, han imparatorluğu…
Sonrası beyliklerin, katılımıyla olur,
Kısa zamanda Türkler bir imparatorluktur…
Cihan-ı dünyadır o, odur titreten arşı,
Dini İslamiyet’le, tanıştıran dünyayı…
Yine yeniden doğuş, onun sayesindedir,
Kendi gibi muhteşem, ol çalan mehteridir…
Sayısızca devleti, bünyesinde toplamış,
Fatih’iyle İstanbul, Muhammed-i gül açmış…
Gene odur uzun yıl, süren imparatorluk,
Ol padişah-ı cihan, her biri olmuş bolluk…
Osmanlı’nın torunu, Türk oğlu Türkiye’yim,
Ceddimle atamla ben, cihan-ı muhteşemim…
Torunu Osmanlı’yım, ta ezel-i evrattan,
Ceddimin beklediğim beklenen çağlardan,
Ne kadar layığımdır, bilinmez tartışılır,
Karşıdan bakınca tek, geçmişim anlaşılır…
İmparatorluk sonu, heyezanlıda olsa,
Son bile muhteşem, padişah tek de kalsa..
Şimdi anıyorum da, şiirimde yaşıyor,
Eserleri ayakta, tarih taşta yazıyor…
İhtişamın odur ki, doyulmaz lezzetine,
Ben borçluyum atama, aşikarım dedemle,
Ne yapsam ödeyemem, bilcümle haklarını,
Cennet-i mekan yapsın, ol Mevla’m tahtlarını…

 

Yusuf Kaplan

 

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 9