MakalelerMedeniyetimiz

Yıkıcı Yayınlar

T

 oplumun genel ahlâkını ve huzurunu bozmayı, milletin birlik ve bütünlüğünü zaafa uğratarak anarşi ve terör eylemlerini tahrik etmek suretiyle devleti yıkmayı hedef alan yayınlara “yıkıcı yayınlar” diyoruz.

İki türlü yıkıcı yayın söz konusudur. Biri, hedef ülkeye karşı kültür emperyalizmi ve psikolojik harp uygulayan düşman güçlerin emrinde olan ve hedeflenen neticelere varmak üzere faaliyet gösteren milletlerarası medyanın güdümündeki yayınlar; diğeri, düşman güçlerle bir münasebetleri olmadığı halde onların gayelerine uygun olarak yapılan yayınlar. 

Basın ve yayın organı olarak medyanın büyük mesuliyeti vardır. Düşman güçlerin elindeki medya, hedef ülkelerde kültür emperyalizmini ve psikolojik harbi, metodlarına uygun olarak yürütürken, düşman güçlere bağlı olmayan medya da ona bakarak haber ve yorumları benzer şekilde vermek suretiyle aynı hedefe varılmasına yardım etmektedir. Hedef ülkede bu iki medyanın dışarıda kalan, genel ahlâkı ve huzuru korumaya çalışan ve yalnız faydalı yayınlar yasayan medya ise yapıcıdır. 

Her ülkede devletin vazifesi, yıkıcı medyayı yapıcı hale getirmektir. Bu, bilhassa medya vasıtasıyla kaosa çevrilen hedef ülkelerde mutlak zarurettir. Japonya bunu başarmıştır. Japonya’da toplum huzurunu bozucu ve güzel ahlâkı yıkıcı haber ve yorumların yayınlanmasına müsaade edilmez. Haber merkezleri, haber ve yorumları menfî yapısını giderdikten sonra yayınlamaktadır.

Düşman güçler hedef ülkede istedikleri yıkıcı faaliyetleri gerçekleştirmek için yıkıcı medyayı kullanarak, ona kültür emperyalizmi ve psikolojik harp uygulatırlar. Yıkıcı medya ile kültür emperyalizminde hedef toplumun dili, dini, ahlâkı, örf ve âdeteri, hukuk ve sanat anlayışı ile tarih ve millet şuuru tahrip edilir. 

Psikolojik harpte ise asılsız ve maksatlı haber ve yorumlarla toplumdaki vazife ve mesuliyet, sevgi ve saygı, hoşgörü ve yardımlaşma, itimat ve itaat gibi temel duygular yıpratılır, mesuliyetsizlik, saygısızlık, itaatsizlik, endişe ve ümitsizlik gibi toplum huzurunu ve düzenini altüst eden menfilikler yaygınlaşabilir. Düşman güçler; dinsizlik, fuhuş, şiddet, gasp, soygun, lükse düşkünlük, yolsuzluk, alkol ve uyuşturucu alışkanlığı, kumar, kaçakçılık, sapık ve batıl inançlar, cinayet, terör ve isyan konularını  planlı, devamlı ve sistemli olarak işlemek suretiyle hedef  toplumda istenilen tahribatı gerçekleştirirler.

Günümüzde Türkiye’deki medyanın büyük çoğunluğunun yayınları yıkıcıdır. Türk dilinde yapılan tahribat o derece büyüktür ki, genç ve yaşlı nesil birbirini anlayamaz hale gelmiştir. Evlâtları ile anlaşamadıklarını söyleyen ana ve babalar da az değildir. Her yıkıcı yayın, Türkçe’de istediği gibi uydurma kelimeleri kullanmış ve Türkçe’nin geleceği Türk olmayanlar tarafından yönlendirilir olmuştur.

Dinde yapılan tahribat dildekinden az olmamıştır. Yıkıcı yayınlarla yıllardan beri dine karşı şartlandırılarak Müslüman Türkiye’de yüce İslâm dinine, islâmî yaşayışa ve  Müslüman Türk varlığına tahammül edemeyen bir çok Türk insanı, din aleyhindeki propagandanın kurbanı olmuştur. Fuhuş yaygınlaştırılmış, boşananların ve menfî telkinler sebebi ile evlenemeyenler ile alkol bağımlılarının sayısı artmıştır. Bu felaketi hızlandırmak için basın ve yayın organlarının büyük kısmı birbirleri ile kıyasıya yarışır olmuşlardır. Kavga, cinayet, terör, eşkıyalık, isyan ve savaş konuları devamlı bir şekilde işlenerek, çocuklara ve gençlere itaatsizlik ve isyan duyguları aşılanmaya çalışılmaktadır.

Millî kültürden koparılanlar, kendi milletine yabancılaştıklarından düşman güçler tarafından yıkıcı faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde maşa olarak kullanılmaktadır. Esasen, kültür emperyalizminin genel maksadı da budur.
 
Türkiye’yi parçalamayı gaye edinmiş olan düşman güçlerin üç temel hedefi vardır. Bu üç hedef tahrip edilmeden Türkiye’deki anarşi ve terör eylemlerini gerçekleştiremeyeceklerini çok iyi bilen düşmanlarımız menfi medya vasıtasıyla bunlara amansız bir şekilde saldırmaktadır. Bu hedefler; İslâm dini, Türk dili ve Türk aile yapısıdır.

Bütün bu tehlikelere karşı devlet ve millet olarak her türlü tedbiri almamız büyük bir vatan borcudur.

Prof.Dr.İsmet Miroğlu

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 242