MakalelerMedeniyetimiz

Türk’e Dâir


“Türk Sultanları” isimli kitabın “Takdim”inde şöyle yazıyor: 
“Tarih şuuru, bir devletin idaresi altındaki milletleri bir arada tutan, birleştiren ve kaynaştıran en önemli hususlardan biridir. Günümüzde Dünya siyasetine yön veren devletlerin, bu şuuru geliştirmek uğruna neler yaptıkları, ne fedakârlıklara katlandıkları herkesin malumudur.
    
Diğer taraftan Dünya Târihi içersinde Türk Milletinin oynadığı rol, dünya medeniyetine yaptığı katkılar, insanlık âlemine bin yıl boyunca yaşattığı huzur ve refah devreleri âşikârdır. Nitekim Kâşgarlı Mahmud’un “ Allahü teâlâ, devlet güneşini Türklerin burcunda doğurmuş, göklerdeki yıldızlara benzeyen devletleri onun saltanatı etrafında döndürmüş, Türkleri yeryüzünün hâkimi yapmıştır” dediği gibi, Türk Milleti birlik ve beraberlik içerisinde olduğu ve onun getirdiği dik duruşu sergileyebildiği müddetçe her zaman dünya siyasetinde söz sahibi olmuştur. Olmaya da devam edecektir.” 
( Bknz: Türk Sultanları, Tertip Heyeti: Türkiye Gazetesi Yayınları Ansiklopedi Grubu, İstanbul 2005, sy.5 )
Demek ki; “Dünya Târihi içerisinde”, önemli “rol oyna”yan ve “dünya medeniyetine..insanlık âlemine bin yıl boyunca ..huzur ve refah devreleri yaşa”tan bir “Türk Milleti” vardır.
Bu Türk Milleti; Kâşgarlı Mahmud’un dediği gibi: “Allahü teâlâ, devlet güneşini Türklerin burcunda doğurmuş” ve “göklerdeki yıldızlara benzeyen devletleri de, “onun saltanatı etrafında döndürmüş” ve böylece, “Türkleri yeryüzünün hâkimi yapmıştır.”
İşte, Türk Milleti, budur! İnsanlık âlemine refah ve huzur getiren, medeniyete önderlik eden; sevgi ve hoşgörü menbaı insanlardan müteşekkil “uydu” değil, “uyulan”, “rehber” bir millet!
Aynı kitabın, “ Giriş” bölümündeki şu bilgiyi de nakledeyim istiyorum:
“Türkler; dünyânın en eski, asîl, büyük devletler kurup, pek çok meşhur şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerindendir. Nûh aleyhisselâmın oğullarından Yâfes’in Türk adlı oğlunun neslindendir.” (Bknz: a.,g.,e.,sy.7)
“Târihte Türk” başlıklı beyitimi, bu husustaki heyecanımın bir ifadesi olarak sunuyorum:
“Yâfes dedemin oğlu Türk’ten aldım adımı;
 Allah rızâsı için sürdürdüm maksadımı!”
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: “Kişi kavmini sevmekle suçlandırılamaz. Kavminin efendisi, kavmine hizmet edendir. Vatan sevgisi îmândandır.”
Bu “sevgi bağı”, âileden başlayarak, merhale merhale, ne kadar yüksek seviyede muhkem olursa, insanlık âlemi de o derece mes’ut olur, huzur ve refaha ulaşır.
Türk tarihinin ihtişamlı öncüleri olan şanlı ecdadımızla iftihar etmeli ve çok çalışmalıyız!..

M. Hâlistin Kukul

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 17