Muhteşem MimarimizTarih

Mimâr Sinan’ın Şaheserim Dediği Köprü –İstanbul Büyükçekmece’de

M

eşhur Osmanlı mimarı Koca Sinan, Türk-İslam kültürüne pek
çok muhteşem mimari eser kazandırdı.

Bunlardan biri de Sinan’ın kendisinin “köprü, eserlerim içerisinde şaheserimdir” dediği İstanbul’da
bulunan Büyükçekmece köprüsüdür. 630 m uzunluğunda 7.17 m genişliğindedir. 4
ayrı bölümden ve 28 kemerden oluşan bu köprünün yapımı sırasında gölün suları
büyük tulumbalarla boşaltılarak 40.000 metreküp taş kullanılmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar seferine çıkarken bu köprünün
yapımını başlatmış, vefatından sonra oğlu II. Selim tarafından bir yılda
tamamlanmıştır.

Büyükçekmece köprüsünün en enteresan tarafı taş kolonlar
üzerine otutturulmuş kitabeli balkonlardır. Bu balkonlar Türk köprülerinde
dinlenme ve sohbet yeri olarak yapılmıştır.

Köprünün 4. Bölümünde karşılıklı iki kitabe vardır. Devrin ünlü
hattatı Derviş Mehmet’in eseri olan kitabenin 4 beyitlik manzum metni Hüdai Hazretlerine
aittir.

Köprünün kitabesinde Yusuf bin Abdullah yazılıdır. Kitabedeki
ifade günümüz Türkçesiyle şöyledir:

Bu güzel
köprünün ve değerli geçidin temelini Allah Taâlânın rizası için Selim Hânın
oğlu Sultan oğlu Sultan, Süleyman Hân attı. – Yâ Rabb onu sırat ve mizânın
tehlikesinden koru. Bunu müteakip merhum mâğfur deni dünyadan rahmet canibine
ve cennete intikal etti. Sonra en büyük Sultan, ulu Hâkaan Arab ve Acem
meliklerinin efendisi, dünyada ve âhırette Allah’ın gölgesi Sultan oğlu Sultan
Selim Hân ( İbn es-Sultan Süleyman ibn es-Sultan Selim ibn es-Sultan Bayazid
ibn es-Sultan Muhammed ibn es-Sultan Murad ibn es -sultan Muhammed ibn es
–Sultan Bayazid ibn es-Sultan Murad ibn es-Sultan Orhan ibn es-Sultan Osman )
onun taht-ı saltanatına oturdu ve H.975 yılında bu köprüyü tamamladı. Zamanın
sonuna kadar Allah, devletini ebedi kılsın ve Kur-ân hürmetine ikisinin hayratını
kabul eylesin.

Sinan’ın eşsiz eseri Büyükçekmece Köprüsü her dönem övgü
ve takdir toplamıştır. 17. yüzyıl İstanbul’unu anlatan Eremya Çelebi Kömürciyan
İstanbul Tarihi adlı kitabında seyyahların “Büyükçekmece’de en çok dikkate şayan bina olarak büyük taş köprüyü
dile getirdiklerini yazmıştır. Bu seyyahlardan biri de Venedik Balyosu Jacobo
Soranzo idi. Köprü güzelliği ile herkesin dikkatini çekmiştir.

Koca Sinan da tezkirelerde Büyükçekmece’deki şaheserine
genişçe yer verir ve köprüyü hem mimari hem de estetik açılardan över:

Hazret-i Şah bu kuluna buyurdu
Yapayım denize yol gibi bir köprü.
Gökkuşağı gibi kemerler çektim göğe
Bir oldu halk için denizle kara.
Temeli atıldı denizin dibine
Erişti binası göğün yücesine.
Tamamlandı Allah’ın yardımıyla
O ulu köprü Büyükçekmece’de
Gece gündüz sebep oldu duaya
Geçit oldu hep zengine fukaraya.
Şaşılası, hoş bir köprüdür, eşsizdir
Uzun boylu, hilal kaşlı bir güzeldir.
Ayakları toprağın ta altına iner
Kemerleri göğün tepesine çıkar.
Her bir kemeri direksiz göğe benzer
Deryanın içinde “nûn” harfine döner.
Nasıl böyle alçak gönüllü olmasın
Dünyanın insanı basıp geçiyor üstünden. 

Sinan bu mesnevisinde köprüyü göklere çıkarırken aynı
zamanda halka hizmet etmiş olmanın sevincini de yaşar. Bu ulu köprü kâh
gökkuşağı olur, kâh uzun boylu hilâl kaşlı bir güzel. Köprünün ayakları toprağı
delerken, kemerleri göğü yarıp yükselmektedir. Her bir kemeri direksiz bir gök
kubbedir.

Osmanlının hedefi Avrupa olduğu için köprünün sonu
İstanbul’a doğru değil Avrupa’ya doğrudur.

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 7