TarihZaferlerimiz

Kunuri Zaferi

K

unuri muharebesi, Kore savaşının bir bölümüdür. 26-28 Kasım 1950’de cereyan eden Kunuri Savaşı, henüz Kore
Savaşının ilk günlerinde gerçekleşmiş olmasına rağmen, toplam 4 yıl süren Kore
Savaşının en zorlu anlarından biri olarak kabul edilmektedir. Savaş üç gün üç
gece aralıksız sürmüştür. Türk Tugayı bu muharebede her zaman ki gibi bir çok
kahramanlıklar göstermişleridir.

Türk Birlikleri kısa bir intibak eğitiminden sonra cepheye
sürülmüş, 2. Amerikan Tümeninin doğusuna, bozguna uğrayıp çekilen 2. Güney Kore
Kolordusunun açtığı yeri doldurmak için görevlendirilmişti.

Kunuri, Kuzey Kore’nin başkenti Pyonyang’ın daha kuzeyinde
bir yerdir. BM ordusu Kuzey Kore ordusunu püskürtmüş. Kuzey Kore topraklarını
da koministlerden temizlemek üzeredir. Fakat Çin’in 1 milyonluk askeri ile ani
bir baskın düzenleyip savaşa dâhil olmuştur.

Çin destekli Kuzey Kore ordusu karşı taarruza geçmiş, bütün
BM askerleri emir almadan ve haber vermeden geri çekilmeye başlamıştır. Burada
dikkat çeken bir husus, bu geri çekilmelerde Türk tugayına haber verilmemiş.
Türk Tugayı resmen yok olmaya terk edilmişti.

İşte emirsiz ve habersiz ilk çekilmede mevzilerini koruyan
Türk Tugayı kalabalık Çin ordusu tarafından Kunuri’de çift çembere alınmıştır.
BM ana karargâhı irtibatın da koptuğu Türk Birliklerinden ümidini kesmiş, haritalarda
Türk Tugayının olduğu bölgeye tamamen imha oldular diye büyük bir çarpı işareti
koymuşlardır. Durum öyle vahimdir ki Japon ve Amerikan radyoları Türk Tugayının
tamamen imha olduğunu duyurmaya başlamıştır bile.

Pek Sank Ki (Budist, Güney Koreli savaş tercümanı), ilk
düşman saldırısını şöyle anlatıyor: “Düşman davul ve zurna çalarak
hayvanlar gibi uluma sesleri çıkararak ani ve kuvvetli bir saldırıya geçti.
Sayılarının çokluğu, taburumuzun bulunduğu yere doğru bir insan seli teşekkül
etmesi karşısında dondum kaldım.

Türk subaylarının hiç telaşa kapılmadılar bütün askerler
savunma durumuna geçip, süngülerini taktılar. BütünTürk askerleri sözleşmiş
gibi koyunlarından birer küçük paket çıkarıp öpüp öpüp alınlarına koyuyorlardı,
bunun sonradan “Kuran-ı Kerim
olduğunu öğrendim.

Allah Allah!
Sesleri arasında süngü hücumuna kalkan Türk askeri 10 dakika kadar süren bir
boğuşmaya girdi. Savaş alanı düşman ölü ve yaralıları ile doldu, kalanların
kaçmaya başladı.

Yüzlerce ölü ve yaralı Çin askerine karşı, ilk saldırıda
sadece 1 şehit ve 3 yaralı verilmiştir. İlk saldırı püskürtüldü, herkes sevince boğuldu.”

Pek Sank Ki, daha sonra şöyle diyor: “Şu gerçeği belirteyim. Türk askerinin
uzaktan yakından birçok taarruzuna şahit oldum. Bütün hücumlarda düşmanı
püskürtüp yendiler, hiçbir zaman geri çekilmediler. Bu başarının sırrı neydi?
Bu yumuşak başlı insanlar nasıl birden aslan kesiliyorlardı!

Bu başarının sırrını
yine kendi başka bir yerde anlatıyor. Türk askerinin başarısını iki şeye
bağlıydı.

Birincisi Türk
Subayları hücumda hiç geri kalmıyorlardı. İleri fırlayıp tek başına saldıran
subaylar gördüğünü, işte Türk askerinin burada devreye girdiğini, subayını
korumak isteyen erlerin daha ileriye atıldığını anlatıyor.
İkincisi olarak da
düşmana saldıracakları zaman “Allah Allah” sesleri ile savaş meydanını etki
altına alıyorlar diyor”

Pek Sang Ki şöyle devam ediyor: “Türk askeri düşman çemberi
içinde iken bir de kurtarma harekâtı düzenlemiştir. Bir gün önce askerleri ile
esir düşen ABD’li Albay Gumby. Çinlilerin hiç beklemediği bir anda ani bir
baskınla kurtarılmıştır. Bu durum ABD’liler tarafında hiç unutulmayacaktır.

Yok olduğu sanılan Türk askerleri iki yarma harekatı ile
çemberden kurtulmuşlar, ana karargahlarına varmışlardır. Bu durum bütün BM
askerleri arasında ve dünyada büyük yankı bulmuş, övgüler ile karşılaşmıştı. BM
Başkomutanı Mac Arthur durumu öğrenince çok şaşırmış, “Kutup Yıldızı” adını verdiği
Mehmetçiklere çok sevinmişti.

Yabancı basın ve radyolar sürekli Türk Zaferinden
bahsediyordu. Türk askerinin başarılı çemberden kurtulma harekâtının BM
askerlerini kurtardığını anlatıyorlardı. Bu zaferin önemi de bundan
kaynaklanıyor.

Bizimkiler sonradan öğrendiklerine göre, düşman ordusu BM
ordusunu yarıp hızla çembere alıp yok etmeyi planlamış, ancak geride Türk
birliğinin yok edilememesi bunu engellemişti. Özellikle ABD’lilerden oluşan 8.
Ordu bu sayede kurtulmuştu.”

Kunuri zaferini İngiliz General Martin şöyle anlatıyor:
Türkler 10’ karşı birle aslanlar
gibi savaştılar. Türkler uzun süre bu şekilde düşmanla çarpışırken ve ölürken
İngiliz ve Amerikalılar geri çekiliyorlardı. Mermisi kalmayan Türk askeri
süngüyle yumrukla büyük bir zafer kazandı.

Sovyetler, Amerikalılara “sizi bu sefer Türkler kurtardı” şeklinde yayınlar yapıyor,
Türk askerinin başarısını tasdik ediyorlardı. Zaferden birkaç hafta sonra Türk
tugayı için madalya töreni düzenlenmiş, bütün Türk askerleri adına seçilen 15
kişiye madalya verilmiştir. Türk askerlerine BM askerlerince “Number One” adı takılmış, Türk
askerlerini gördükleri yerlerde herkes “Number One” diye onları selâmlamışlardır.

Kunuri Muharebesi’nde 12 subay, 7 astsubay, 199 erbaş ve er olmak üzere
toplam 218 Türk askeri şehit oldu, 455 asker yaralandı.

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 7