Balkanlar - RumeliMakaleler

Kosova’da Kalan Osmanlılar

B

irinci Dünya Savaşıyla birlikte, Balkanlar’dan Türkiye’ye doğru büyük göç yaşanmıştır. Daha sonra, belirli dönemlerde, baskılar ve asimilasyon politikaları sebebiyle, yüz binlerce insanımız göçe zorlanmıştır.

Göçüp gitmek kadar, kalıp orada yaşamak da zordu. Ama seçim insanlara bırakılmadı, kaçmayanları öldürdüler. Evini, yaşadığı yeri, dostunu, arkadaşını, komşusunu kim bırakıp gitmek ister? 70 yaşlarında nineler yollarda at arabalarının üstünde can verdiler, kundaktaki çocuklar öldükleri yol kenarlarına gömüldüler.

Hiç görmedikleri, tanımadıkları, bilmedikleri yerlere, yanlarında götürdükleri ekmeklerle gittiler. Gurbet hasreti çekemeyenler, birbirlerinden senelerce haber alamayanlar bu hasrete dayanamayıp verem oldular. Gidenler bu zulmü, acıyı yaşadı.

Ama zamanla yeni nesillerini daha aydın bir gelecek, daha güzel ve sıkıntısız bir hayat bekliyordu. Tek bayrak, tek dil çatısı altında toplandılar. Haklarını koruyabilecek, savunacak devlet, asker vardı. Türkiye kucak açtı, orda rahat ve mutlu yaşamak için imkânlar sağladı.
Kalanlar her gün, her ay, her yıl çeşitli senaryo ve oyunlarla baskıyı, aşağılanmayı, zulmü, yok olma tehlikesini yaşadı, hisseti.

Türklük için iki yıl sonrasını düşünmek, görmek zordu. Hakları koruyacak, savunacak bir güç, destekleyecek kimseler yoktu. Dil, eğitim, kültür engellendi, devlet organlarında yok diye gösterildik. İkinci insan muamelesi gördük, yüzümüze bakarak sizi yok edeceğiz dediler. Bunlarla mücadele etmek, bunların karşısında durup varlığını bir yüz yıl sürdürebilmek yürek ister, cesaret ister, delilik ister, akıl ister.

Biz, üç kıtaya hükmetmiş, dünya tarihine ismini ebediyete kadar sökülmeyecek şekilde yazmış Osmanlı torunlarıydık. Biz, Sultan Birinci Murat, Hüdavendigâr’ı Kosova’da şehit vermiş ataların torunlarıydık. Biz orada akan kanı, arkamızı dönüp bırakamazdık. Bu görevdi, bu sevdaydı, bu aşktı. Sarıldık birbirimize, çiçeklerden bal toplayan arılar gibi destekledik birbirimizi. Bir kuşun yavrusunu kolladığı gibi kolladık birbirimizi. Tek yürek, tek bilek olduk. Verilmeyenleri aldık, olmayanı başardık.

Dilimiz de oldu, eğitimimiz de, kültürümüz de yaşadı. Bugün de yaşatıyoruz, yaşatmak için de her türlü mücadeleyi vermeye hazırız. Devlet yönetiminde de yer alıyoruz, Türkiye’nin her türlü desteğini de arkamızda hissediyoruz.

Kosova’da Osmanlı kaldı, ama yok olmadı yaşıyor.

Ferdi Kovaç

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 28