MakalelerMedeniyetimiz

İleriyi Gören Erbil’li Garip Bir Türk: Haşim Nahit Erbil

 

“İzzettin Kerkük Kültür ve
Araştırma Vakfı”
 yayınları arasında çıkan ve İzzettin Kerkük tarafından
titiz bir çalışmanın ürünü olan
“Haşim
Nahit Erbil ve Irak Türkmenleri”
isimli kitap, yakın tarihimize ışık tutar
mahiyette. Irak Türkmenlerinin yetiştirdiği büyük değerlerden olan Haşim Nahit
Erbil, Türkiye’de yeterince tanınmamış. İlk paragrafta merhum Erbil’in yaptığı
analiz günümüze de önemli bir projeksiyon sunuyor. Haşim Nahit Erbil, bir ömür boyu
Irak Türklerinin haklı davasını tek başına yılmadan yorulmadan savunmuş.
Hayatta iken kimse kendisine sahip çıkmadığı gibi vefatında Ankara’daki
“kimsesizler mezarlığına” defnedilmiş.
Yani o bir meçhul meşhur kahramandır. Yeni nesillerin ondan öğreneceği çok şey
var.

Haşim Nahit, soyadından da
anlaşılacağı gibi 1880 yılında Erbil’de doğmuş, ilk ve orta öğrenimini Erbil’de
tamamladıktan sonra yüksek tahsil yapmak üzere Türkiye’ye gelmiş. İstanbul’da
Hukuk fakültesinde tahsilini tamamlamış ve Birinci Cihan Harbinden sonra
Türkiye’ye yerleşmiş. Erbil, ilk yazılarını Türk Yurdu dergisinin Osmanlıca
yazı ile çıktığı 1915 yılında neşretmiş. Ta o yıllardaki yazılarında; Irak’taki
Türk varlığını, tarihini, kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasi açılardan yaklaşarak,
bu bölgenin Türkiye için taşıdığı önemi vurgulamış. Irak Türkmenlerinin henüz
fazla bilinmediği dönemlerde ele almış bu yazılar, gerçekten günümüz için büyük
önem taşıyor. Lozan görüşmeleri sırasında Haşim Erbil şunları yazmış:

“Dünyada en çok petrol satan Amerika’dır. Dünyada mevcut petrolün en
mühim kısmı Amerikalı şirketlerin elindedir. Bu itibarla petrolün Amerikan
tekeline geçmesine engel olacak ve Amerika ile rekabet edebilecek yalnız bir
memleket var: Türkiye. Eğer Türkiye sahip bulunduğu petrol madenlerini
işletirse, sade bununla, dünyanın iktisadiyatı üzerinde bir bakımdan hükümran
olabilir. İşte Irak, ne Avrupa’da ne Asya’nın başka yerlerinde ne de başka
kıtalarda birer misli bulunmayan iki hazineye sahiptir. Geniş ve feyizli arazi,
zengin petrol madenleri!…”

“Irak’ın mukadderatı münakaşa edilirken, bizim için en tehlikeli yol
Irak’ın tabii servetlerini benimseyerekten hareket etmektir. Biz Irak’ı ziraat
kabiliyeti veyahut petrol serveti için istemiyoruz, biz Irak’ta mevcut olan
Türk unsurunun Anadolu’dan ayrılmamasını ve bu unsurun yabancı hakimiyetine
terk edilmemesini istiyoruz. Bizim tezimiz daima Türklerin Anadolu ile
birleşmesi olacak…”

Bu uzun soluklu ve yılların mahsulü
olan bu kitapta, merhum Nahit Erbil’in geniş biyografisi, ayrıca kitap ve
makalelerinin tam bibliyografyasına da yer verilmiş. 1962 yılında 82 yaşında
vefat eden meçhul kahraman Haşim Nahit Erbil’e Allah’tan rahmet diliyorum.
Özellikle Türkmen gençlerin ve bütün Müslüman Türk okurların “Haşim Nahit Erbil ve Irak Türkmenleri”
kitabından yakın tarihimizle ilgili öğrenecekleri hayli ibretlik gerçekler var.

Merhum Haşim Nahit, Hakimiyet-i Milliye gazetesinin 7 Ağustos 1925 tarihli nüshasında yazdığı makalesinde son derece önemli bir tespitte bulunuyor:

“Her işgal ettiği memlekette hakimiyetinin temelini, o memleketin unsurları arasındaki ihtilaf ve zıddiyet üzerine kurmak itiyadında olan İngiltere, Irak’ı işgal edince, bu kadim ananeyi ihmal etmedi. Bağdat, Musul gibi büyük şehirlerde polislerini, hafiyeleri yerli Hıristiyan ve Yahudilerden intihap etti (seçti) ve hakiki insan kasaplığı için Mesturilerle firari Ermenileri seçti. Irak’taki Müslümanların eline silah teslim etmeyi ihtiyati tedbirlerine muvafık görmemiş olan İngiltere, işte bu iki unsurdan küçük bir ordu teşkil etmiş idi. Bir taraftan bunların tıynetlerindeki vahşetleri, öbür taraftan Türklere ve Müslümanlara karşı olan adavet (düşmanlık) hisleri, İngiltere’nin en çok istifade edebileceği bulunmaz bir kuvvet hazinesi idi…” Bu günkü duruma ne kadar benziyor değil mi?

Haşim Nahit Erbil

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 28