MakalelerMedeniyetimiz

İdeal

“E

ğer
servetinizi kaybetmişseniz hiçbirşey kaybetmiş sayılmazsınız; eğer sağlığınızı
kaybetmişseniz birşey kaybetmişsinizdir; eğer şahsiyetinizi kaybetmişseniz, bu
herşeyinizi kaybetmişsiniz demektir.”

İngilizler’e ait bu güzel deyimin, millet olarak karşı
karşıya bulunduğumuz bir gerçeği veciz bir şekilde tespit ve ifade etmesi ne
acı…

Aile ve toplum hayatını İsviçre’den, hukuk sistemini ve o
sistem içerisindeki ceza düzenini İtalya’dan, maarifini Fransa’dan ticarî ve iktisadî
yapısını Almanya’dan, motamot aldığı kanunlarla tanzim etmiş bir milletiz…

Kendine yabancı, iklimine yabancı, düşmanına yabancı kalmış
ya da bırakılmışız…

Ülkemizin başına gelen bu ve benzeri sıkıntıların tesadüf
olmadığına inanıyoruz.

Milletlerin yükseliş ve çöküş maceraları incelenecek olursa
açıkça görülür ki; önüne bir ideal koyup uğruna mücadele veren ve o idealin
gerektirdiği prensipleri bir hayat nizamı olarak pratiğe aktarabilen milletler
bu ideal ister ulvî olsun, ister süflî muvaffak olmuşlardır ve olacaktırlar
da…

İdeali olmayan ya da belirsiz olan veya ideali olup da ona
uygun bir nizam oluşturamayan milletlerin, dünyada her zaman var olan korkunç
rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri mümkün olmamış ya da güç olmuştur.

Hazreti Allah’ın rahman sıfatının bir tecellisi olan bu
durum, haksızın, yanlışın, küfrün bile, kendi ölçü ve kriterlerine uygun
pratize edilmeleri durumunda başarılı olacaklarını bize anlatıyor.

Bizim şu an önümüze koyduğumuz bir idealimiz var mı, varsa
ne?..

Ne ölçüde ona uygun sistemimiz var?.. İnsanlarımızı varsa
bir ideale kilitleyecek içtimaî bir motivasyon gücümüz kaldı mı?

Bu sorular artırılabilir…

Büyük hedeflere motive olma iştiyak ve gücümüz kırılmış,
enerjimizi, kendimizi tüketen, kısa devre yapan bir tarzda telef etmekle
meşgulüz.

M. Fatih Can

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 28