Kafkasya - KırımMakaleler

Ezan Sesi Duyan Toprak

1

990 yılından önce bir Azerbaycan seyahatimde şahit olmuştum. 1982 yılında Bakü’deydim. Bir Azerbaycan Türkü’nün evinde misafirdim. Gecenin ilerlemiş bir vaktinde kapı çalındı ve o eve genç bir adam geldi. Elindeki bir naylon torba içinde bir kese kağıdı vardı ve ağzı kapalıydı. Eve gelen delikanlı, Türkiye’den Bakü’ye dönen bir Azerbaycan Türküydü. Ev sahibine dedi ki:

    “Nene! Türkiye’den istediğin teberiki (mübarek şey) alıp getirdim, işte!”

    Yaşlı ev sahibi kalkıp o delikanlının boynuna sarıldı Ona çok dua etti. O kadar çok dua etti ve heyecan duydu ki ben de çok merak ettim ve sordum:

    Hayrola nene! Bu cavan (genç) kişi sana Türkiye’den ne getirdi ki seni bu kadar çok sevindirdi? Nedir o torbanın içindeki?

    Evin yaşlı sahibesi yaşlı gözlerle cevap verdi. Dedi ki “Bu sosyalist rejim 65 yıldan beri İslâmiyeti ve ezanı yasakladı. Minarelerimizden ezan okunmuyor. Ben artık ömrümün son yıllarını yaşıyorum. Bu kese kâğıdının içinde, Türkiye’de ezan sesi duyan toprak var. İstiyorum ki ben öldükten sonra çocuklarım, üzerime ezan sesi duyan toprak serpsinler. Sevincim, heyecanım, bahtiyarlığım bana Türkiye’den ezan sesi duyan toprak getirilmesidir.”

 

    “Ezan, 1933 yılından 1950 yılına kadar tam 17 sene Türkiye’de de yasaklanarak, Türkçe okunmaya  başlanmıştı. Adnan Menderes 1950 yılında iktidara gelince ilk icraat olarak Ezan’ı tekrar aslî şeklinde, yani Arapça olarak okunmasına imkân veren kanunu çıkardı. Şehirlerde ve köylerde bütün Türk halkı sokaklara dökülerek minarelerden tekrar arpça okunan Ezanları göz yaşları ile dinlemişti.” Editör.
 

Yavuz Bülent Bakiler

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 19