TarihZaferlerimiz

Edirne’nin Fethi

A

 nadolu’daki işleri yoluna koyan Sultan Birinci Murad Han, Bizans’ın yaptıklarına seyirci kalmayacağını gösterdi. Rumeli’ye geçer geçmez derhal faaliyete başladı. 

İlk olarak Rumeli fütuhatı sırasında askeri ehemmiyeti büyük olan Edirne’yi fethe karar verdi. Bundan dolayı Edirne’nin gerisini emniyet altında bulundurmak ve İstanbul tarafından gelecek bir Bizans taarruzuna manî olmak için Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar, Babaeski ve Lüleburgaz’ı fethederek, Anadolu’dan Türk göçmenler getirip bölgeye yerleştirdi.
Sultan Murad Han’ın bütün kumandanları davetiyle, Lüleburgaz’da toplanan bir harp meclisinde alınan karar üzerine Lala Şahin Paşa mühim bir kuvvetle Edirne’ye gönderildi.
Bulgarların Rumlara yardım etmeleri ihtimaline karşı sağ koldan Karadeniz sahiline doğru ilerleyen bir kısım kuvvetler, Kırklareli’ni ele geçirip o kısmı tuttular. Diğer taraftan Serez ve Drama taraflarında bulunan Sırpların da müdahaleleri düşünülerek, sol kola memur edilen Evrenos Bey kuvvetleri de Dimetoka’nın batısına doğru sevkedilerek müdafaa tertibatı aldılar.
Nihayet Babaeski ve Pınarhisar arasında Sazlıdere mevkiine gelmiş olan Rum ve Bulgar kuvvetleri ile yapılan meydan muharebesinde düşman bozuldu ve Edirne fethedildi (1363)121.
Sultan Murad Han, Edirne’nin işlerini yoluna koyduktan sonra, Dimetoka’ya giderek, bir müddet burayı kendisine karargâh yaptı. Lala Şahin Paşa’yı kuzeyde Filibe ve Zağra taraflarına sevk etti. Evrenos Beyi de Batı Trakya’ya Gümülcine’nin fethine memur etti. 
Edirne’nin fethinden sonra, kısa sürede Filibe ve Gümülcine ile o havalideki bazı yerlerin Osmanlıların eline geçmesi; Bizans, Bulgar ve Makedonya’daki Sırpların birbirleriyle irtibatını kesmişti. Bundan dolayı Filibe ve Edirne’nin geri alınmasını zaruri gören Balkan devletleri, hazırlığa başladılar.
Düşmanın er geç toplu olarak üzerine geleceğini anlayan Murad Han fethedilen yerlerde müslüman nüfûsunun artmasını sağladı. 
Osmanlıların âdil idaresinden memnun olan hıristiyan ahaliden beklediği yardımı göremeyen Bizans, bir sene sonra Osmanlı Devleti’yle anlaşıp fütuhatını tanımak mecburiyetinde kaldı. Ayrıca bu bölgeleri geri almak için herhangi bir harekâta girişmemeyi, Osmanlıların yapacakları herhangi bir harekâtta onlara yardım etmeyi de taahhüd ediyordu.


Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 7