MakalelerTürkistan

Doğu Türkistan Hepimizin Davası

A

sya’nın bir ucunda 35  milyon   insan hürriyet  mücadelesi veriyor. Bu insanlar   Müslüman ve Türk. Asya’nın diğer ucunda 75 milyon insan yaşıyor. Bu insanlar da Müslüman ve Türk.

    Ama 75 milyon, 35 milyonun çığlıklarını  işitmiyor. 75 milyon, kendi dininden, kendi soyundan Doğu Türkistanlının devletini kurtarma, istiklâline kavuşma uğruna verdiği binlerce şehitten, işkencelere maruz kalan binlerce mücahidden haberdar değil. Anaların, Kadir Gecesi’nde Kur’an-ı kerîm okurken alınıp götürüldüğünü bilmiyor Bir milletin en sinsi plânlarla yok edilmek istendiğini de…

      Sahte gündemler

   Hatta dedelerinin oralardan geldiğini unutmuş. Halbuki dedelerimiz şimdiki coğrafyamıza Türkistan olarak geldiler… Yani bütün isimleri ve töresi ile Türkistan’ı Anadolu, ön Avrupa ve Ortadoğu’ya taşıdılar. Bu sebeple Çin’in kültür devrimine ve bizdeki Batılılaşma hareketlerine rağmen bugün dahi bir çok yer adları müşterek. Bir çok şey de müşterek…

    Sahte gündemler, bozuk fikirler ve yanlış yönelişlerle biz sadece bölgeye, soydaşlarımıza, dindaşlarımıza değil, kendimize de yabancılaşıyoruz. Öndeki saman alevleri, asıl görünmesi gerekeni perdeliyor. Bazıları, hep bu yanıltıcı manzarayı hazırlamakla memur. Vietnam’a şiirler, tiyatrolar yazan, göz yaşları akıtan, sokaklarda yürüyen aydınlar için Doğu Türkistan ne kadar uzak. Hele Mao sevdalıları… Onlara göre kızıl yıldızlı Çin bayrağı, ay yıldızlı gök bayraktan daha değerli!..

    Hiçbir ortak yanımız olmayan kimseler dünyanın her hangi bir köşesinde haksızlığa uğradığında insan hakları adına yazıp çizenler Doğu Türkistan’ı  hatırlamak bile istemiyorlar. Nitekim onlar içlerinde yaşayan İsa Yusuf Alptekin’i değil, Nelson Mandela’yı sevdiler.

Kime güvendiler?

Eski Sovyet peyki olan Türk cumhuriyetleri Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan’ın bağımsızlıklarını  elde etmelerinde bir dahlimiz olmadı. Fakat bu ülkelere ilk hürriyet günlerinde ağabeylik yapmaya kalkıştık. Tabii bu tavır nahoş karşılandı. Bunun üzerine gerçekleri olduğu gibi kabul etmek zorunda kaldık.

    Geçmiş hadiseler yakın ve uzağı  ile ders almak maksadıyla öğrenilir. Tarih, bir yönü ile de tekerrüre karşı bir tedbirdir.

    Şu veya bu düşünce yahut kaygı ile Doğu Türkistan’ı Çin’in bir iç işi olarak göremeyiz. Doğu Türkistan mücahidi, biz destek olsak da olmasak da istiklâline kavuşacaktır. Onlar bize değil Allahü teâlâya güvenerek yola çıktılar.

Rahîm ER

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 19