MakalelerTürkistan

Cengiz Aytmatov’un Dünya Literatürüne Armağan Ettiği Kavram: Mankurtlaşma

C

resim

engiz Aytmatov, Türkiye’de eserleri en çok basılan ve okunan yazarların başında gelir.  Bütün hikâyeleri, romanları Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Onun kitapları ülkemizde her hangi bir Türk yazarının eserleri gibi okunur.

Cengiz Aytmatov, toprağının rengini, kokusunu; halkının kimliğini yüksünmeden, şerefle taşıdı. Kırgızların ve umumen Türklerin yüz akı oldu.

O her türkünün, “ellik ır”ın tek başına tarih olduğunu bize anlattı. Türkülerimize muhabbetimizin boşuna olmadığının farkına vardık. Gününü bir asra bedel kıldı, muhteşem eserlerini zamanı aşarak yazdı. “Mankurtlaşma” kavramını dünya literatürüne armağan etti. Zihnimizi açtı, ufkumuzu genişletti. Yaygın coğrafyalarda yaşayan hepimiz zaman zaman mankurtlaşma eğilimleri ile karşılaştık. Mankurtlaşan oğulların analarını, öz halklarını, efendileri uğruna öldürmeye yürüdüklerini gördük.
Cengiz Aytmatov, Türk dünyasının zihin kodlarına işleyen bir konuyu Gün Olur Asra Bedel romanında kavramlaştırdı: Mankurtlaşma! Bu kavramlaştırma onu alelade bir romancının ötesinde, bilge bir edip olarak hafızamıza yerleştirdi.

Gün Olur Asra Bedel’de yazar geçmişle romanın yazıldığı zaman arasında sürekli gider gelir. Dün aslında bugündür! Nayman Ana, mankurtlaştırılan oğlunu kurtarmak için umutsuz bir mücadele içindedir. Mankurtlaşan oğlu artık onu tanıyacak ve sözünü dinleyecek durumda değildir, bir ok darbesiyle kendisini kurtarmak isteyen annesini öldürür…

Mankurtlaştırılmak için ille de kafasına ıslak deve derisi sarılmak gerekmez. Fizikî mankurtlaştırma bir efsane olabilir, manevisî ise her an yaşanabilecek bir gerçekliktir.

Mankurt, sadece sahibinin emirlerini yerine getiren bir köledir. Ne ana, ne baba, ne kardeş ve de vatan, millet tanır. Sadece ve sadece verilen emirleri dinler, buyruklara itaat eder. Muhakeme yapamaz, iyiyi doğruyu tefrik edemez.

Cengiz Aytmatov, mankurt efsanesini gününe getirir: Nayman Ana’nın gömüldüğü mezarlık uzay üssü yapılmıştır. Kazgangap buraya gömülmesini vasiyet etmiştir, oğlu Sabitcan ise babasının cenazesine zorla gelmiş; bir an önce törenin bitmesini istemektedir. Üsse yaklaşan cenaze alayını durduran nöbetçiler, buranın askerî bölge olduğunu söylerler. Nöbetçi subay Kırgız kökenli bir delikanlıdır. İlk sözü: “Yoldaş, Rusça konuş” olur…

Beyin daraltma yalnızca fiziki olarak yapılmamaktadır. Kafamızda bizi sıkan deri yok; ama zihnimizi daraltmak için yapılan ameliyeler var. Harf değişiklikleri, dile, kelimelere müdahaleler, kendi klasik metinlerine vakıf olamadan yabancı metinlerle karşılaştırılma…Bunlar da mankurtlaştırmanın başka türlü tezahürleri!

Esas olan mankurtlaşmanın zeminlerini kurutmaktır. İrademizin sahibi olacağız, hür düşüneceğiz, fiilimizin yönünü kendimiz tayin edeceğiz. Gerektiğinden karşı koyma hakkımızı kullanacağız.
Mankurt kavramı sözlüklerimize girdi. Doğan Büyük Türkçe Sözlük’te; “mankurt, mankurtlaşma”“mankurtlaşmak, mankurtluk” kelimeleri şöyle anlamlandırılmıştır:

“mankurt, i.mung-bung” (bun, bunama veya mankafa ile ilgisi olduğu tahmin ediliyor)  Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel romanında kullandığı bir kavram. Köleleştirilerek kendi halkına karşı kullanılmak istenen kişinin kazınmış başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak kızgın güneşe bırakılır. Deve derisi kurudukça başı sıkar ve beyni küçültür. Böyle bir kişi sadece emirleri yerine getiren bir köle hâline gelir.

D. Mehmet Doğan

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 28