Balkanlar - RumeliMakaleler

Bu İstanbul’dan Gelen Yeni Paşa mı?

D

ört asır Osmanlı idaresi altında huzur içinde yaşayan  Arnavutluk halkı, Osmanlının çekilmesinden sonra çok acı günler gördü. Faşist ve Komünistlerin şiddetli zulmüne maruz kaldı. Halk çok fakir ve yoksul düştü.

    1934-1935 yılları arasında Arnavutluğun Başşehri Tiran’da Türkiye Büyük Elçisi olarak vazife yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu “Zoraki Diplomat” adlı  eserinde Arnavut halkının  Osmanlıya ne kadar hasret kaldığını şöyle dile getiriyor:

    “ Her sabah öğleye doğru yan ucunda küçük bir Türk bayrağı çırpınan yepyeni, pırıl pırıl Buick otomobiline atlayarak dere tepe uzun gezintilere çıkıyorduk. Yolumuz üstünde rast geldiğimiz ne kimin olduğunu ve ne de adlarını bilmediğimiz bazı mandıralara, izbe yerlere, köylere uğruyor, hoşumuza giden bazı kır kahvelerinin çardağı altında oturuyor; bize yanaşan yerlilerle sohbet etmeye çalışıyorduk.  Bunlar arasında tek tük Türkçe konuşanlarda vardı. Fakat, hemen hepsi, yediden yetmişine kadar hemen hepsi, bize karşı öyle bir yakınlık ve samimilik göstermekte idiler ki bunlarla Türkçe konuşmaksızın dahi anlaşmak, ahbaplık etmek mümkündü.

 Osmanlı, Osmanlı!…

    Çok defa aramızda göz yaşartıcı dostluk sahneler de oluyordu. Bir gün Elbesan civarında ihtiyar köylülerden biri ağır ağır arabamıza yanaşmış, Ay-Yıldızlı kırmızı bayrağı; ‘Osmanlı, Osmanlı!’ deyip alnına, yüzüne, gözlerine sürerek öpmüştü.

    Başka bir gün yine yaşlı bir çoban bizi uzun uzun, tatlı tatlı âdeta hasretle seyrettikten sonra şöförümüze dönüp; ‘Bu İstanbul’dan Tiran’a gelen yeni paşa mı?’ diye sormuştu.

    Öyle fukara çocuklara raslıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlar ve kendilerine para vermek istediğimiz zaman red ederek çekiliyorlardı. “

    Kaynak: Zoraki Diplomat

Mehmet Can

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 17