Balkanlar - RumeliMakaleler

Belgrad Camileri

O

smanlı egemenliği altında bulunan

balkan ülkelerinin Saraybosna ve Üsküp dışındaki başkentlerde sadece birer cami yıkılmadan günümüze kadar ayakta kalmış ve hizmet etmektedir. Oysa bu şehirlerde çok sayıda caminin inşa edildiği ve birçoğunun mimari ve sanat açısından üstün değerde olmasına rağmen yıktırıldığı bilinmektedir. Buna rağmen dünyanın birçok ülkesinde son yirmi yıl önce Müslüman nüfusunun yaşamadığı şehirlerde bile bugün camiler bulunmaktadır.  


Belgrad’ta 1521 yılından bu yana kalabalık bir Müslüman nüfusunun yaşaması ve çok sayıda Müslüman ülkenin diplomat personelinin görev görmesi yüzünden yeni bir caminin inşa edilmesine ihtiyaç duyulurken ve yetkili makamlara yapılan müracaatlar olumsuz sonuçlanırken 17 Mart 2004 günü Kosova’da çıkan olaylar sırasında Ortodoks-Sırp kiliselerinin yakılmasıyla Belgrad’ta  Bayraklı Camii ve Niş’te 1718 yılında İslam Ağa tarafından 1870-71 yılında onarılan camiler Sırp fanatikleri tarafından yakıldı. Ama buna rağmen bilim dünyası, tarih meraklıları ve Belgrad’ın geçmişiyle ilgilenenler Belgrad’ta çok sayıda caminin varolduğunu biliyor ve her vesileden bunu dile getiriyorlar. 


1536 yılında Belgrad’ta 4 Türk mahallesinin ve 4 caminin bulunduğu, 1571 yılında Türk mahallesinin 21 sayıya çıktığı ve 21 caminin bulunduğu biliniyor. Kurulan yeni mahallelerde cami de kuruldu. 


Seyyahlardan Stefan Gerlah ve Salomon Şvayger “Belgrad, cami sayısıyla Budin’i geçiyor” diye yazıyorlar. 


1608 yılında Belgrad üzerinden İstanbul’a giden Maksimiliyan Prandşteter şehirde 60 kadar caminin bulunduğunu bildiriyor.  Katip Çelebi “Cihannuma”sında etrafı bahçeli olan 100 caminin bulunduğunu yazıyor. Vakıf kayıtlarına ve tapu defterlerine göre ise Belgrad’ta 250 caminin bulunduğu görülüyor. 1658 yılında Belgrad’a gelen Fransız seyyah Kikle şehirde çok güzel camilerin bulunduğunu bildiriyor ama cami sayısını vermiyor. 


1663 yılında birkaç defa Belgrad’a gelen Avusturya diplomatı Haynik Otendorf 56 büyük caminin ve 20 küçük caminin bulunduğunu bildiriyor ve Dörtgül Paşa Camii, Halil Efendi Camii, Bayram Bey Camii, Hacı Mehmet Camii, İmam Bey Camii gibilerinin adlarını getiriyor. Bu dönemde Belgrad’ın nüfusu 100.000’e ulaşmıştır. 


1721 yılında Alman Belediyesi kurulunca şehrin simgesi üç cami üzerinde uçan çar kartalıdır. 


1728 yılında Belgrad’ın Alman Belediyesi kayıtlarında şehirde 70 cami vardır. Ne var ki bunların 7’si depo, 1’i belediye araba garajı, 1’i tuz deposu, 1’i tiyatro binası, 1’i askeri hastane, 7’si cami, diğerleri Katolik mezheplerinden Trinitorlar, Kapuçinler, Yezuitler, Minoritler ve Franyevaçlar tarafından kiliseye dönüştürülmüş, bir cami de Katolik Ermeniler tarafından kullanılmaktadır. 


M. Katançiç XVIII. yy. “250 cami vardı. 13 cami  Sava nehrinin sol tarafındaydı ki minareleri Belgrad’a güzel bir görüntü veriyordu” diyor. 


1808 yılında Belgrad’ı ziyaret eden Bantiş Kamenski “Belgrad’ta taştan yapılmış Türk camileri çoktu ve uzaktan görünen beyaz yüksek minareleri şehri süslüyorlardı” diye yazıyor. Bantiş Kamenski kimi caminin bakal dükkanı, kimileri ise domuz ahırı olarak kullanıldığını bildiriyor. Birkaç camini dul ve eşyasız kalan Türk kadınları tarafından barınak (ev) olarak kullanmaları için Kara Corce tarafından tahsis edildiğini bildirenler de vardır. 


Sırp yazarı Yoakim Vuyiç 1822 yılında ilk defa Belgrad’a geldiği zaman varolduğunda çok sayıda Türk camiinin bulunduğunu bildiriyor. Üç yıl sonra Belgrad’a yeniden geldiği zaman varoşunda 30 caminin kaldığını bildiriyor. 


Sırp dil bilimcisi Vuk Stefan Karaciç XIX. yy. Sırbistan hakkında yazarken Belgrad’ta 14 caminin varolduğunu bildiriyor. 


Sırp yazarı Laza Komarçiç bu dönemde Belgrad’a 5-16 caminin bulunduğunu yazıyor. 


Birkaç yıl sonra Sigfird Koper hayran kaldığı Belgrad’ın “Mavi gökyüzüne yükselen ince beyaz minarelerin” den bahsediyor. 


Belgrad Osmanlı döneminde birçok bilim adamı ve şair yazarın doğduğu veya eser verdiği bir şehirdir. Belgrad hakkında birçok eser yazılmıştır. Sa’yi’nin 1521 yılında Belgrad’ın fethini anlatan “Feth-i kal’a-i Belgrad”, II. Murat döneminde Belgrad ve Macaristan için yürütülen savaşları anlatan Belgrad Seferi, Mora, Girit , Bosna, Budin, Estergon vs. yerlerin fetihlerini anlatan ve bu yerlerden bilgiler veren Fethiyye-i Belgrad’tır. 


Altay S. Recepoğlu

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 28