MakalelerMedeniyetimiz

Avrupa’nın İslamlaşmasında Kaçan Büyük Fırsat

F

atih’in en büyük hedefini, sâdece Türk’ün “Kızıl Elma Ülküsü” ve Türk Cihan hâkimiyeti mefkuresi ile izah etmeye kalkışmak, öyle tahmin ediyoruz ki, o büyük Sultanı ve onun taşıdığı ve birçoklarının hayâlinin bile ulaşamadığı yüksek hedefleri yeteri kadar tanımamak olur.

Zira İstanbul’un fethi ile başlayan bu beklenmedik gelişmeler, yeni hayırlı bir oluşumu haber veriyordu. 0 da, yukarda da ifade edildiği gibi, İslâm’ın Avrupa’ya giden hidâyet yolunun gerçek manada açılması ve koca Avrupa’nın çok yakın bir gelecekte bütünüyle bir İslâm kıtası hâline gelmesi idi. 0, “Avrupa’nın İslâmlaşması” oluşumunu görmüştü. Bu ise onun hayal dünyasında fırtınalar estirecek bir durumdu.

Zira İstanbul’dan sonra ilk adım Roma, ikinci adım ise Paris olacaktı. Mücâhid Osmanlı gazilerinin Roma üzerinden Fransa’ya geçmeleri ise, bir manada İspanya Müslümanları ile el sıkışmaları idi. Bu ise Avrupa’nın, çok güçlü bir İslâm çemberi ile kuşatılması ve çok daha açık bir ifâde ile Avrupa’dan Hristiyanlığın artık çekilip gitmesi demekti.

Hadd-i zâtında, başta İspanya olmak üzere o çağlarda Avrupa’nın, Amerika’nın keşfedilmesi yolundaki bütün gayretlerinin altında Hristiyanlığa; Osmanlı Türklerinin ulaşamayacağı kadar uzak yerlerde yeni bir yurt bulmaktı.

Fatih bu yeni Kızıl Elma Ülküsü ve Peygamber tutkusu için çok büyük bir ordu hazırlamıştır. Osmanlı kaynaklarında 300.000 kişi olduğu bildirilen bu ordu İstanbul’un Anadolu yakasında ve Sultan Çayırı’nda toplanmıştı. Avrupa’yı ve Hristiyan dünyasını ayağa kaldırmamak için ordunun asıl hedefi söylenilmemişti. Ancak asıl hedef, Roma değil, koca Avrupa üzerinden bir tank gibi geçmekti. Ne var ki Türk Sultanı, bu konaklama sırasında kendini iyi hissetmemiş rahatsızlanarak vefat etmiştir.

Kaynaklarda onun bir Yahûdî Hekimbaşı tarafından zehirlendiği yazılmaktadır. Ne yazık ki; bu büyük Hükümdarın genç yaşta şehadeti Onun bütün bu muazzam planlarının sonu olmuş ve daha da acısı İspanya; asırlık ilim ve medeniyet merkezi, bir daha geri gelmemek üzere Müslümanların elinden çıkıp gitmiştir.

Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 18