Kültür

Türk Tarihinde Kara Bir Leke: Milli Arşivimiz Bulgarlara Satıldı

* Prof. Dr. İsmet Binark

Arşivler bir ülkenin tapu senedi, bir milletin kimliği, hâtıratı, onun bütün varlığı, hakları ve hususiyetleri ile onu geçmişinden bugüne ve bugününden yarınlarına bağlayan temel dayanağıdır.
Arşivler, devletlerin ve milletlerin haklarını ve milletlerarası münasebetlerini belgeler ve korurlar. Bir konuyu aydınlatmaya ve tesbite yararlar. Bu arada, ait olduğu devrin örf ve âdetlerini, sosyal yapısını, müesseselerini ve bunlar arasındaki münasebetleri birinci el kaynak olarak ortaya koyarlar.
Bilindiği gibi, devletlerin geçmişten geleceğe uzanan bir devamlılıkları vardır. Bu devamlılık ise, ancak onların düzenli, sistemli ve işler bir hale getirilmesi ve arşiv belgelerinin bugüne kazandırılmasıyla sağlanabilir.
Arşiv belgelerinin bugüne kazandırılması, bir bakıma vatan coğrafyasının tapusuna kavuşturulmasıdır. Ayrıca, bilinmelidir ki, kültür coğrafyası, iktisaî, siyasî coğrafyadan daima daha güçlüdür. Bunun ortaya çıkardığı ve çıkaracağı nice meseleler yumağı vardır ki, bunların hepsine, ancak arşiv belgelerinin ışığında doğru cevaplar arayabiliriz.
Türk kültürü, Türk milletinin tarih sahnesine çıkışı ile başlar. Binlerce yıl Türklüğün ekmeği, katığı gibi onu doyurur, besler. Millet olarak ayakta tutar. Yüzyıllar boyu nesilden nesile akar. Kendi kabuğu ve derinliği içinde olgunlaşır ve kaynaşırken, kendine has maddî ve manevî değerlerini de bir bütün içinde korumaya çalışır.
Dörtbin yıllık ve gerçekten çok zengin bir tarihe sahip Türk milleti bakımından, konunun taşıdığı önem çok daha farklı bir mahiyet arz etmektedir.
Türk idare ve kültür hayatında, arşivlerin çok eskiye giden tarihi Orta Asya Türklüğü’ne kadar uzanmaktadır. Çok köklü ve zengin bir kültürü sahip Türk milleti, tarihinin ve kültürünün arşivlerine de sahiptir.
Orta çağların en medenî milletlerinden biri olan Uygur Türkleri’nin şehirlerinde zengin kütüphaneler, resmî daireler, noter ve gümrük teşkilâtı, mahkemeler ve resmi evrakın muhafaza edildiği arşivler bulunmaktaydı.
Anadolu Selçukluları’ndan ve diğer Türk devletlerinden gelen eski bir devlet an’anesi olarak, daha ilk devirlerden itibaren Türklerde arşiv fikrinin var olduğu bilinmektedir.
Türk-İslâm geleneğinde yazılı kâğıda saygı gösterilmesi sebebiyle, devlet işlemlerine ait yazılı vesikaların tamamı, müsveddeler de dahil olmak üzere titizlikle muhafaza edilmiştir.
Bilindiği gibi, Türkiye arşiv malzemesi bakımından çok büyük zenginliğe sahiptir. Osmanlı Devleti’nden devralınan büyük ve şerefli mirasla, bugün dünyanın en zengin arşiv potansiyeline sahip sayılı ülkelerinden birisi durumundayız.
Osmanlı Devleti, birbirini takip eden harplerde Rumeli’de, Tuna boylarında, Anadolu’da bir çok yerleri adım adım kaybetmiş; ancak altıyüz yıl sürmüş bir hükümrânlığın hâtıraları ve tapuları saygı ile muhafaza edilmiştir.
Arşivimiz 3 Kuruş On Paraya Bulgarlara Satıldı
1931 yılında, asla affedilmesi ve unutulması mümkün olmayan bir gaflet neticesi, bilebildiğimiz kadarı ile dünya arşivcilik tarihinde bu konuda tek örnek olarak, Osmanlı arşiv malzemesi, millî hâfızamızın bir bölümü, Bulgaristan’a hurda kâğıt olarak satılmıştır.
İstanbul Defterdarlığı Maliye Arşivi’nde bulunan askerî, malî, ticarî, siyasî, hukukî, edebî, sanayi, denizcilik ve bilim tarihimize ait evrakın bir kısmı, 1931 yılının Mayıs ayında yetkili, konuyu bilen ve belgelerin değerini takdir edebilecek hiçbir şahıs veya müesseseye danışılmadan, kesekâğıdı yapılmak üzere, okkası üç kuruş on paraya Bulgaristan’a satılmıştır. Satılan belgelerin miktarı 30 ile 50 ton arasındadır.
15-19 Şubat 1993 tarihleri arasında Bulgaristan arşivleri, bu arada Cyril ve Methodius kütüphanesi, bu satırların yazarı tarafından Devlet arşivleri Genel Müdürü sıfatıyla resmen ziyaret edilmiş; bu ziyaret sonunda iki ülkenin devlet arşivleri arasında bir “İşbirliği Protokolü” imzalanmıştır. Bu ziyaret sırasında yetkililerin verdiği bilgiye göre, Şarkiyat şubesinde;

  1. 350 bin gömlek içerisinde 1 milyon belge,
  2. 700 adet maliye defteri,
  3. 405 adet timar ve zeamet defteri
  4. 191 adet şer’iye sicili bulunmaktadır.

Bulgaristan’a satılan evrak, yukarıda sözünü ettiğimiz dört grup arşiv malzemesi içerisinde yer almaktadır.
Not: Bulgaristan’daki Arşiv Belgelerimiz tasnif edilerek kitap halinde basılmıştır.

* * *

Bu metin, kıymetli Türkistan Birliği okuyucuları için şâyân-ı tavsiye telakki edildiğinden Türk Alemiyiz websayfasından iktibas edilerek nazar-ı dikkatinize takdim edilmiştir. Muhtevası ve paylaştığı fikirler tamamen yazarına aittir.

 

 

 

İlgili Gönderiler

1 / 2