Muhteşem MimarimizTarih

Osmanlı’nın İstanbul’da İlk Külliyeli Eseri: Fatih Camii

S

ultan Mehmed Han tarafından yaptırılan câmi, 1470’de tamamlandı. Câminin mîmârı Sinânüddîn Yûsuf bin Abdullah olup (Sinan-ı Atik olarak da tanınır) kabri aynı semtteki Kumrulu Mescidin bahçesindedir.

Câminin etrafında Osmanlı Devleti’nin ilk  büyük külliyesi yapıldı. Fâtih külliyesi olarak bilinen bu yerde câmi, medrese, mektep, kütüphâne, imâret (aşevi), kervansaray (konaklama yeri), tabhâne, mutfak, dûrüşşifa (hastahâne) ve hamam bulunuyordu.

İlk Türk üniversitesi sayılan Fâtih Medresesi câminin etrâfındadır. Sahn-ı Seman adı verilen sekiz medreseden dördü dış avlunun batı tarafındaydı. Bu dört medrese, Akdeniz, Başkurşunlu, Çiftekurşunlu ve Ayakkurşunlu isimleri ile anılırdı. Doğu tarafta ise Karadeniz, Başkurşunlu, Çiftekurşunlu, Ayakkurşunlu medreseleri bulunurdu. Bu medreselerin herbirinde on dokuz oda ile bir dersâne vardı. 
Câmide, merkezî kubbe dört fil ayağının üstüne oturmuştur. Bunu dört yarım kubbe çevirmektedir.Yarım kubbenin etrafındaki tam ve yarım kubbeler mahfilleri ve dıştaki abdest musluklarını örtmektedir. İki şerefeli iki minâresi vardır. Minârelerin, şerefeye kadar gövdeleri ilk inşaattan kalmadır. Taş kulakları, Sultan İkinci Abdülhmîd Han zamânında yapılmıştır. 
Şadırvan avlusu 18 sütûna dayalı, 22 kubbelidir. Ortada çok güzel bir şadırvan bulunur. Avlusunun cümle kapısındaki yangın havuzu 1825’te Sultan İkinci Mahmud tarafından yaptırılmıştır. 
Bu muazzam külliyenin nasıl idâre olunacağına dair bizzat Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından yazdırılmış bir vakfiye vardır. Külliyede vazife yapan her görevlinin ne iş yapacağı  ve ne kadar ücret alacağı tek tek yazılan bu vakfiye, incelendiği zaman Müslüman Türk’ün bilhassa Fâtih Sultan Mehmed’in ilme, irfana ve insana verdiği değer açıkça anlaşılır.

Kaynak

İlgili Gönderiler

1 / 7