
asrın Yesevisiydi… Bütün hayatını “Türk-İslam
Ülküsü”ne vakfeden dev bir mütefekkir, pedagog, yazar ve irfan ehli idi.
“Arvasiler” ailesinin güzide bir mensubuydu. Balıkesir, Bursa, İstanbul’da
hocalık yaptı, birbirinden kıymetli öğrenciler yetiştirdi.
Devrin Hergün gazetesinde “Türk-İslam Ülküsü”, daha sonra
gazetemiz Türkiye’de “Hasbihâl” adlı köşelerde Türk milliyetçiliğinin ilkeleri,
toplum sosyolojisi, hâlimiz, ahvalimiz üzerine yazılar yazdı…
Onun milliyetçilik tasavvuru çok zengin, içi dolu, tarifi
geniş bir milliyetçiliktir. O MHP içinde daima saygıyla ve hürmetle baş tacı
edildi. Öyle ki Arvasi Hoca’nın vefatının ardından, Bizim Ocak dergisinin 1989
yılı Şubat sayısında Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş ile yaptığı
söyleşideki Başbuğ’un şu ifadelerinden Arvasi Hoca’yı ne denli sevdiğini ve
saygı duyduğunu anlıyoruz:
Can Dostum
“Can Dostum Seyyid Ahmet Arvasi ile Balıkesir Belediye
gazinosunda yaptığım bir toplantıda tanışmıştım. O vakitler kendisi Balıkesir
Öğretmen Okulunda öğretmenlik yapıyordu. Milliyetçi, muhafazakâr, mukaddesatçı,
muhterem bir memleket evladı olarak bizi desteklediğini ve bize yardımcı olmayı
kendisi için bir vazife kabul ettiğini belirtmişti…
O gün memleket meseleleriyle ilgili birçok sorular sordu,
açıklamalarını benden istedi. Kendisiyle halkın önünde konuştuk ve
açıklamalarda bulunduk. Ben Balıkesir’e gittiğimde, o Ankara’ya ve İstanbul’a
geldikçe sık sık bu görüşmelerimiz sürdü. Yayınladığımız gazete ve
dergilerimize yazılar yazmak suretiyle davamıza çok faydalı oldu.
Emekli olduktan sonra MHP’ye üye oldu. Partimizin yapılan
genel kongresinde, genel idare kurulu üyeliğine seçildi. Ve 12 Eylül 1980
tarihine kadar MHP üst yönetiminde çok şerefli hizmetlerde bulundu. Bu
sıralarda partimizin fikirleri doğrultusunda yayınlanmakta olan Hergün
gazetesinde ‘Türk-İslam Ülküsü’ üzerine yazılar yazdı. Türk-İslam Ülküsü
doğrultusundaki ilmî ve fikrî yazılarıyla karanlıkları aydınlatmaya çalıştı. Ve
nihayetinde temiz, dürüst, ahlaklı ve iman sahibi değerli bir insandı.
İslam-Türk Ülküsünün önde gelen bir fikir ve aksiyon adamıydı. Vefatıyla büyük
bir insanı kaybetmiş olduk. Milletimizin başı sağ olsun…”
Rahmetli Seyyid Ahmet Arvasi’yi bugünkü gençlik maalesef
tanımıyor, orta ve eski kuşak unutmuşa benziyor! Onun fikirleri ders
kitaplarında okutulmalıydı. Ahmet Yesevi çizgisinin en sağlam kalelerinden
birisi olan Ülkü Ocakları’nda, Seyyid Ahmet Arvasi’nin şu an kitapları
okutuluyor mu bilmiyorum. Bizim liseli yıllarımızda okutuluyordu ve hatta okumayanlara
da iyi gözle bakılmıyordu.
Arvasi Hoca’nın “Türk-İslam Ülküsü”, “Doğu Anadolu
Gerçeği”, “İnsan ve İnsan Ötesi”, “Kendini Arayan İnsan”, “Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz”, “Şiirlerim”, “Eğitim
Sosyolojisi”, “İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri”, “Hasbihâl” adlı eserlerini bütün Türk gençliği okuyup anlayabilseydi
öyle zannediyorum ki hayalini kurduğumuz Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi bütün
gençliğin ortak şiarı olurdu.
İşte ondan birkaç anekdot:
“Milliyetçi aydın ve sanatkârın çoğalması, gelişmesi çeşitli
araç ve metotlarla halk ve aydın çatışmasını azaltması, millî kültürümüzü dünya
ölçüsünde ve çağdaş seviyede temsil eden dehâlara ulaşılması gerekir.”
“Türk devletini yıkmak ve Türk milletini parçalamak isteyen
bölücüler yalnız Türklüğe değil, İslam’a da ihanet etmektedirler.”
Genç arkadaşlarımıza Arvasi Hoca’nın “İleri Türk
Milliyetçiliğinin İlkeleri” ve “Türk-İslam Ülküsü” adlı kitaplarını mutlaka
okumalarını tavsiye ediyorum.
1988 yılının 31 Aralık günü Hakk’ın rahmetine kavuşan bu
ülkü devini rahmetle, minnetle ve hasretle yâd ediyoruz. Ruhu şad mekânı cennet
olsun.














