
on yıllarda Türkiye kendisini küresel hakimiyet
kavgasının merkezinde buldu. Osmanlı devletinin yıkılmasıyla “misak-ı milli”
sınırlarına çekilmek zorunda kalan Türkiye, başındaki belalı bütün problemleri
bir kenara bırakarak yönünü Batı medeniyetine dönüp, ülkeyi çağdaşlaştırma
hedefine doğru yürümeye çalıştı. Bu süreçte değişime uğrayan sosyal ve zihniyet
yapısıyla görmezden gelmeye alıştığı problemler, zamanın şartlarına göre tekrar
acı bir şekilde karşısına çıkmaya başladı. Bu problemler aslında doğrudan kendisiyle
ilgiliydi ve tarihsel olarak kendi parçasıydı.
Kerkük ile Antep arasında, İskeçe ile Edirne arasında,
Üsküp ile Bursa arasında ayırt edilemez bağlar olduğu yaşanan olaylarla tekrar
gün ışığına çıkmaya başladı. İşte en sıcak atmosfer içinde kaynamaya devam eden
bölgede Kerkük Türkmenleri son yıllarda cılız bir şekilde anılmaya başladı.
Nedense bu konuda duyarlı olmak için gösterilecek tavırlarda hala bir suçlu
psikolojisi hakim. Acaba Kerkük Türkmenlerine sahip çıkarsak yine faşist ve
Turancı mı derler?
Ali Kerküklü, “Oyun
İçinde Oyun Kerkük” adlı kitabında bölgede oynan oyunları gözler önüne
seriyor. Türk kamuoyunun artık komplekslerinden kurtularak bu bölgeden gelen
feryatlara kulak vermesi gerekli.
Irak’ta neler oluyor? Kürt aşiretleri neyin peşinde? Küresel
oyunun senaryosu nerede yazılıyor, kimlere oynatılıyor? Görünen veya gizlenen
gündem ve kurgular neler? Körüklenen ve gittikçe yayılan ateş nereleri etkisi
altına almakta ve tehdit etmekte? Bizi Irak meselesi, Kürt devleti ve Kerkük
Türkmenleri ne kadar ilgilendirir? Gibi bir seri soru yığını zihnimizi meşgul
ediyor. Bu sorulara Türk aydınları ve Türk kamuoyu bütün önyargılarından
arınarak cevap aramalıdır. İşte bu sorulara yangın yerinden cevap teşkil edecek
bir çalışma elimizde.
Okuyucu için akademik hassasiyette ve zevkle okunabilir
üslupta bir eser sunan yazar, niyetini “doğup büyüdüğüm ve yaşadığım bölgede
dış güçlerin oynadığı büyük oyunların, Irak’ta yaşayan insanlara ne büyük
felaketler getirdiğini gözler önüne sermek” olarak açıklamaktadır. Araştırma iki
bölüm halinde ele alınmış, birinci bölümde Irak’ta Türkmen varlığı tarihsel
boyutuyla anlatılırken, ikinci bölümde Kürtler ve işgalci güçlerin bölgede
sahnelediği oyunun hedeflerine yer verilmiştir.









